Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 21/01/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı, müvekkili şirketle 14-17 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenen ... Fuarı (... Ekipmanları, Fitness & Wellness, ... Sporları, Sporcu Sağlığı ve Spor Modası Fuan)'na katılım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeyle ödemeyi taahhüt ettiği katılım bedelinin bakiye kısmını bugüne kadar ödemediğini, müvekkilinin alacağı için yapılan icra takibi de davalının itirazı üzerine durduğunu, taraflar arasında 18.04.2017 tarihinde akdedilen fuar katılım sözleşmesinin; Mali Esaslar bölümünün 5.2 Md. göre; kiracı ...' ın onayı olmaksızın tek taraflı olarak vazgeçerse tüm maddi yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu, kiracının yapmış olduğu ödemeleri geri talep edemeyeceği gibi bakiye...
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/49 Esas KARAR NO : 2021/409 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 21/01/2020 KARAR TARİHİ : 07/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 21/01/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı, müvekkili şirketle 14-17 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenen ... Fuarı (... Ekipmanları, Fitness & Wellness, ... Sporları, Sporcu Sağlığı ve Spor Modası Fuan)'na katılım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeyle ödemeyi taahhüt ettiği katılım bedelinin bakiye kısmını bugüne kadar ödemediğini, müvekkilinin alacağı için yapılan icra takibi de davalının itirazı üzerine durduğunu, taraflar arasında 18.04.2017 tarihinde akdedilen fuar katılım sözleşmesinin; Mali Esaslar bölümünün 5.2 Md. göre; kiracı ...' ın onayı olmaksızın tek taraflı olarak vazgeçerse tüm maddi yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu, kiracının yapmış olduğu ödemeleri geri talep edemeyeceği gibi bakiye borcunu da ödeme planına uygun olarak ödemekle yükümlü olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, alacağın tahsilini sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, bu nedenlerle, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, öncelikle davalının itirazının iptaline, haksız itiraz nedeniyle müvekkilinin lehine %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 22/06/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili, davacı firma ile ilk kez 2016 yılında düzenlenen fuar için sözleşme imzaladığını, bu doğrultuda katılım sağladığı fuarda birçok müşteriye satış yaparak fuardan kar ile ayrıldığını, akabinde davacı firma, takip eden 2017 senesi için "aynı katılım koşul ve imkanlarıyla" olmak üzere yeniden bir fuar düzenleneceği şeklinde bir teklifle müvekkiline geldiğini, müvekkili, bir önceki yılda yapılan fuarda hem kendini tanıtma hem de birçok satış yapma imkanı bulduğundan cazip gelen bu teklifi kabul ederek iki sayfadan ibaret ön satış protokolünü imzaladığını, müvekkili tarafından ön satış protokolünün imzalandığı 18.04.2017 tarihinden sonra davacı firma tarafından müvekkile 15.08.2017 tarihinde "fuara yalnızca 30 gün kala" müvekkilin fuarda sadece tanıtım yapabileceği satış yapamayacağı bildirildiğini, bu bildirim karşısında amacı zaten satış yapabilmek ve bu şekilde kazanç sağlamak olan müvekkilin fuara katılması için başka bir sebebi kalmadığını, izah edildiği üzere, davacı yan müvekkiline sözleşme şart ve koşulları hakkında yeterince bilgi vermediğini ve bu şekilde müvekkilinin, davacı yan tarafından hataya düşürülerek haksız olarak dava konusu sözleşme akdedildiğini, davacı firma tarafında ön satış protokolü dışında dosyaya sunulan sözleşme olarak niteledikleri evraklardan müvekkili...