Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili tarafından karşı taraf aleyhine dosyada onaylı örnekleri bulunan irsaliyeli fatura alacaklarına dayanak ----- sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borçlu vekili tarafından ------ tarihinde öncelikle yetki itirazında daha sonra ise borçlunun müvekkili firma ile cari hesap ilişkisine göre ticaret yapmakta olduklarını, borçlu şirkete herhangi bir ihtar ve ihbar gönderilmeden hesabın kesilmesi ve icra takibine girişilerek takip masrafları ve ücreti vekalet ve harç gibi ferileri yüklenecek şekilde icra takibi yapılmasının ticari örf ve adet ile bağdaşmamakta olduğunu, muaccel olan bir borçlarının bulunmadığını, bu sebeple davalı borçlunun mütemerrit olduğu bir...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2016/220 Esas KARAR NO: 2021/611 DAVA : Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 23/02/2016 KARAR TARİHİ : 13/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili tarafından karşı taraf aleyhine dosyada onaylı örnekleri bulunan irsaliyeli fatura alacaklarına dayanak ----- sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borçlu vekili tarafından ------ tarihinde öncelikle yetki itirazında daha sonra ise borçlunun müvekkili firma ile cari hesap ilişkisine göre ticaret yapmakta olduklarını, borçlu şirkete herhangi bir ihtar ve ihbar gönderilmeden hesabın kesilmesi ve icra takibine girişilerek takip masrafları ve ücreti vekalet ve harç gibi ferileri yüklenecek şekilde icra takibi yapılmasının ticari örf ve adet ile bağdaşmamakta olduğunu, muaccel olan bir borçlarının bulunmadığını, bu sebeple davalı borçlunun mütemerrit olduğu bir borcunun bulunmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini, netice itibari ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından ileri sürülenişbu davaya konu itirazların yersiz, hukuki dayanaktan yoksun, davalının borca ve yetkiye itiraz iddialarının hukuken korunamayacağı gibi kötü niyet taşıdığından taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, karşı tarafın yetki itirazı ve boırca itirazına yönelik olarak dava dilekçesinin iki ana başlık altında toplandığını,taraflar arasında icra takibine konu olayda HMK gereği kesin yetki kurallarının uygulanacağına ilişkin bir kaidenin söz konusu olmadığını, bu sebeple davada HMK. m.5 atfı gereği TBK. 89 maddenin uygulanamayacağını, müvekkili şirketin yerleşim yerinin----- olduğunu, bu nedenlerle yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini, ömüvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını, müvekkili şirketin ticari ilişkide bulunduğu hiçbir şirket ile cari hesap sözleşmesi ile iş yapmadığı gibi hazırlanan irsaliyeli faturalardan da görüleceği üzere malın tesliminden itibaren makul bir süre tayin edilerek son ödeme günü konusunda esnek davranarak ticari ilişkide bulunduğu şirketlere faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin davalı borçlu şirket ile ----- tarihinden bu yana aralarındaki ticari ilişkileri sonucu irsaliyeli faturaları usulüne uygun olarak kestiğini, bu şekilde kesilen toplam-------- faturaların son ödeme günü geçmesine rağmen ödenmediğini, davalı borçluya bu durumun müvekkili şirket yetkilisi ve muhasebe departmanı tarafından borcun ödenmesinin şifaen talep edilmesine rağmen borçlunun borcu ödememekte direndiğini, kötü niyet ve haksız bir bicimde borcu ödemekten kaçınmak amacı ve bu süre zarfında işlemleri durdurmak amacıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedil...