Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili; müvekkili ile davalı yan arasında 11/01/2014 tarihli "Hazır Beton Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmeye istinaden müvekkili şirketçe davalı şirketin sözleşmede belirtilen teslimat adresine muhtelif tarihlerde muhtelif m3 miktarlarında yüzlerce kez beton teslimatı gerçekleştirilerek fatura edildiğini ve davalı şirketin müvekkili şirkete neticeten 115.492,46 TL borcunun bulunduğu hususunun ekli cari hesap dökümünde açıkça görülmekte olduğunu, yapılacak ticari defter incelemesi neticesinde de müvekkilinin alacağının sabit olacağını, davalı şirketin müvekkiline olan anılan borcunu ödemekten kaçındığını, müvekkilinin alacağını tahsili hususundaki tüm işlemlerin sonuçsuz bırakıldığını, alacaklı müvekkili şirketi zarara uğratma kastı ile hareket etmekte...
T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/308 Esas - 2018/326
T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2016/308 Esas KARAR NO : 2018/326
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Alacak ( Ticari satım) DAVA TARİHİ : 19/04/2016 KARAR TARİHİ : 17/05/2018 K.YAZIM TARİHİ : 28/05/2018 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili; müvekkili ile davalı yan arasında 11/01/2014 tarihli "Hazır Beton Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmeye istinaden müvekkili şirketçe davalı şirketin sözleşmede belirtilen teslimat adresine muhtelif tarihlerde muhtelif m3 miktarlarında yüzlerce kez beton teslimatı gerçekleştirilerek fatura edildiğini ve davalı şirketin müvekkili şirkete neticeten 115.492,46 TL borcunun bulunduğu hususunun ekli cari hesap dökümünde açıkça görülmekte olduğunu, yapılacak ticari defter incelemesi neticesinde de müvekkilinin alacağının sabit olacağını, davalı şirketin müvekkiline olan anılan borcunu ödemekten kaçındığını, müvekkilinin alacağını tahsili hususundaki tüm işlemlerin sonuçsuz bırakıldığını, alacaklı müvekkili şirketi zarara uğratma kastı ile hareket etmekte olduğunu, bu hususun en açık kanıtlarından birisinin de dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin borcuna karşılık olarak keşide ettiği iki adet senet üzerindeki sahte imzalar olduğunu, hal böyle iken huzurdaki davada mahkememizce gerçekleştirilecek yargılama neticesinde davalı yandan alacağının mevcut olduğu iddia ve taleplerinin haklılığının sabit hale geleceğini, fakat yargılama sonucunda huzurdaki davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkilinin davalı yandan alacağını tahsilinin neredeyse imkansız hale geleceğini, anılan nedenlerle davalı şirketin ... A.Ş. nezdinde bulunan hakediş alacağının davalı şirkete ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etme mecburiyetlerinin hasıl olduğunu, zira alacaklılarını zarara uğratmak ve borçlarını ödemekten kaçınmak amacıyla tüm mal ve alacaklarını kaçıran davalı yana, ... A.Ş. tarafından hakediş alacağının da ödenmesi halinde, müvekkilinin yargılama sonucu varlığı sabit hale gelecek olan alacağını davalı yandan tahsil edilebilmek için hiçbir olanak kalmayacağını beyan ederek davalının ... San. A.Ş.'den olan alacağının anılan şirket tarafından davalıya ödenmemesi yönünde öncelikle teminatsız olarak; aksi halde teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davalının müvekkiline olan bakiye borç miktarı olan 115.492,46 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili; müvekkili şirketin davacı yan ile herhangi bir sözleşme akdetmediğini, davacı yanın dava dilekçesinde ekte mübrez olduğunu iddia ettiği söz konusu sözleşmenin sadece bir sayfadan oluşan hangi sözleşmeye ait olduğu belli olmayan bir sözleşme sa...