Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kira) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilerinin babasının şirketinde vefatından sonra hissedar olduğunu, şirket sahiplerinin aile dostu olması ve ricaları üzerine şirket adına araç kiralama yaptığını, bu işin ticari kiralama olduğunu ancak sözleşmeye şirket kaşesi basılmadığını, bu durumun davalı kötü niyeti ile müvekkilinin tecrübesizliğinden yararlanması sebebiyle olduğunu, kira sözleşmesi kapsamında aracın şirkete teslim edildiğini tüm kira bedelinin ödendiğini davalı tarafın kötü niyetli davranarak müvekkillerininde tecrübesizliğinden faydalanarak sözleşmeye bitişik senedin imzalanmış olduğunu senedin bedelsiz ve sözleşmeye bağlı olduğunu, davalı kötü niyetli olarak senedi doldurduğunu, icradan ihtiyati haciz başlattığını belirterek takibin...
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/514 Esas KARAR NO : 2018/558
DAVA : Menfi Tespit (Kira) DAVA TARİHİ : 17/05/2018 KARAR TARİHİ : 22/05/2018 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 22/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kira) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilerinin babasının şirketinde vefatından sonra hissedar olduğunu, şirket sahiplerinin aile dostu olması ve ricaları üzerine şirket adına araç kiralama yaptığını, bu işin ticari kiralama olduğunu ancak sözleşmeye şirket kaşesi basılmadığını, bu durumun davalı kötü niyeti ile müvekkilinin tecrübesizliğinden yararlanması sebebiyle olduğunu, kira sözleşmesi kapsamında aracın şirkete teslim edildiğini tüm kira bedelinin ödendiğini davalı tarafın kötü niyetli davranarak müvekkillerininde tecrübesizliğinden faydalanarak sözleşmeye bitişik senedin imzalanmış olduğunu senedin bedelsiz ve sözleşmeye bağlı olduğunu, davalı kötü niyetli olarak senedi doldurduğunu, icradan ihtiyati haciz başlattığını belirterek takibin durdurulmasını müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İş bu dava araç kiralama sözleşmesi kapsamında teminat amaçlı alınan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf kira sözleşmesi kapsamında davalı taraftan araç kiralandığını, kiralama bedellerinin ödendiğini, ancak davalı tarafın kötü niyetli olarak sözleşmeyle bitişik şekilde yer alan senedi imzalattığını, seneden bedelsiz ve sözleşmeye bağlı olduğunu, bu senedin kötü niyetli olarak takibe konulduğundan bahisle senedin dayanağı olan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Bu kapsamda uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklandığı açıktır. 6100 Sayılı HMK'nun "Sulh Hukuk mahkemelerinin görevi" başlığı altındaki 4. maddesinde de "(1) Sulh Hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler" hükmüne yer verilmiştir. (1086 Sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görü...