Mahkememizde görülmekte olan ticari satımdan kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 03/06/2016 havale tarihli dilekçesinde özetle; Davalıların uzun yıllar boyunca enerji ve hizmet bedellerini, karşılığı olmayan ve doğumunun davalılardan kaynaklanan kayıp-kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım ile TRT payı adları altında haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin... numaralı abonesine yansıttığını ve tahsil ettiğini, TRT payının kanunla getirildiğini ve kanunun verdiği yetkiye dayanarak tahsil edildiğini ve davalıların müvekkile kestiği faturalarda TRT payının neye göre alındığının belirlenebileceğinin ve denetlenebileceğinin mümkün olmadığını bunun hukuk devletinin şeffaflığı ilkesi ile bağdaşmadığını, müvekkilinin yüksek miktarda elektrik kullanma mecburitiyle haksız tahakkuk ettirilen ek bedeller ile...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/612 Esas KARAR NO : 2018/941 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), DAVA TARİHİ: 03/06/2016 KARAR TARİHİ: 19/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan ticari satımdan kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 03/06/2016 havale tarihli dilekçesinde özetle; Davalıların uzun yıllar boyunca enerji ve hizmet bedellerini, karşılığı olmayan ve doğumunun davalılardan kaynaklanan kayıp-kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım ile TRT payı adları altında haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin... numaralı abonesine yansıttığını ve tahsil ettiğini, TRT payının kanunla getirildiğini ve kanunun verdiği yetkiye dayanarak tahsil edildiğini ve davalıların müvekkile kestiği faturalarda TRT payının neye göre alındığının belirlenebileceğinin ve denetlenebileceğinin mümkün olmadığını bunun hukuk devletinin şeffaflığı ilkesi ile bağdaşmadığını, müvekkilinin yüksek miktarda elektrik kullanma mecburitiyle haksız tahakkuk ettirilen ek bedeller ile fahiş faturalar ödediğini, bunun ise müvekkilinin ticari faaliyetlerini devam ettirmek için yaptığı masraflara yük olduğunu, yansıtılan bu fatura bedellerin hangi dönemlere ait olduğunun açıkça gösterilip gösterilmediğinin muamma olduğunu, oysa elektrik piyasasına ilşkin düzenlemeler ile sabit olan aktif enerji tüketimi dışında alınacak bedellerin, faturalarda açıkça yer almasının öngörüldüğünü, fiili olarak tüketilen enerji bedelinin bazı dönemlerde %40-45'ine varan oranlarda yukarıda bahsedilen bedeller adı altında tahsilinin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, oysaki tahsil edilen bu bedellerin aslında davalıların sorumluluğunda ve bizatihi kendi görevleri olduğunun açıkça ortada olduğunu, Yargıtay kararları ve doktrin görüşlerinde ise söz konusu tahsil edilen bedellerin vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı ilkesine aykırı olduğundan Anayasa'ya aykırı bulunduğunu, kaldı ki davalı şirketlerin yukarıda sayılan bedellerin dışında başka tahsil ettiği bedellerin olup olmadığı konusunun ise taraflarının ve tüm aboneler için tamamen muamma olduğunu, yukarıdaki açıklamalar hususunda ek faturalar incelendiğinde davalılar tarafında müvekkilden tahsil edilen kalemler üzerinden KDV'de tahakkuk ettirildiğini, haksız olarak tahsil edilen fazla KDV'nin de iadesinin gerektiğini ve faturalara haksız olarak yansıtılan kayıp-kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım ile TRT payı adları altında dava tarihinden önceki on yıllık süresinin tamamında ve belli bir oran takip edilmeksizin yapılmış olan toplam kesintinin ve bu kesintilere tahakkuk ettirilmiş haksız KDV'nin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu halde arttırılmak üzere 3.000 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi çerçevesinde işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınmasını, müvekkile verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini...