Mahkememizde görülen Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı ... ... Turistik Tesisleri A.Ş.nin daha önce kooperatif iken 31 Ekim 1989 tarihinde A.Ş. haline dönüştüğünü kendilerinin de şirkette hisse sahibi olduklarını,26.05.1996 tarihli genel kuruldan haricen haberdar olduklarını genel kurula iştirak etmek üzere geldiklerinde ortaklıktan çıkarıldıkları gerekçesi ile genel kurul salonuna alınmadıklarını , araştırdıklarında ortaklıklarının iptal olduğunun anlaşıldığını , Ortaklığın iptaline ilişkin 'işlemin batıl olduğunu zira, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş bulunduğundan taahhüt edilmiş sermaye bulunmadığını dolayısıyla kendilerinin de ödenmemiş sermaye borçlusu olmadıklarını Sonradan sermaye artışının ne şekilde yapıldığının meçhul olduğunu, her bir hissenin nominal,...
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/310 Esas KARAR NO : 2018/528 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 02/06/2006 KARAR TARİHİ: 17/05/2018 Mahkememizde görülen Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı ... ... Turistik Tesisleri A.Ş.nin daha önce kooperatif iken 31 Ekim 1989 tarihinde A.Ş. haline dönüştüğünü kendilerinin de şirkette hisse sahibi olduklarını,26.05.1996 tarihli genel kuruldan haricen haberdar olduklarını genel kurula iştirak etmek üzere geldiklerinde ortaklıktan çıkarıldıkları gerekçesi ile genel kurul salonuna alınmadıklarını , araştırdıklarında ortaklıklarının iptal olduğunun anlaşıldığını , Ortaklığın iptaline ilişkin 'işlemin batıl olduğunu zira, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş bulunduğundan taahhüt edilmiş sermaye bulunmadığını dolayısıyla kendilerinin de ödenmemiş sermaye borçlusu olmadıklarını Sonradan sermaye artışının ne şekilde yapıldığının meçhul olduğunu, her bir hissenin nominal, değeri arttırılarak bir sermaye artışı yapıldığını sandıklarını ancak kendilerini bu şekildeki bir sermaye artışından da haber verilmediği gibi sermayenin 1/4 ünün bloke edilmesi için de çağrı yapılmadığını; hiç birisinin apele davet edilmediğini; Ayrıca her bir hissenin nominal değerinin artırmak suretiyle sermaye artışı yapılabilmesi için, gündemde açıkça yer alması zarureti yanında, bütün ortakların ittifakı ile karar verilmesi gerektiğini , davalı şirkette bu prosedür uygulanarak sermaye artışı söz konusu olmadığından kendilerinin sermaye koyma borcu bulunmadığını Şirketin sermaye artışının, yeni hisse senedi ihraç etmek suretiyle yaptığı düşünülse bile, ortaklıktan ıskat kararı verilmesinin mümkün olmadığını, Ortaklıktan ıskat karan verilebilmesi için gerekli yasal unsurları havi bir ihtar da yapılmadığını ileri sürerek; Kendileri hakkında verilen ıskat kararının batıl olduğunu ve ortaklık sıfatının tespitine; 26.05.1996 tarihinde usulsüz olarak yapılan genel kurulda alınmış olan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların 7 Mart 1994 tarihinde yapılan genel kurula da katılmadıklarını, hazirun cetvelinde ve alınan kararlara bir itirazın vuku bulmadığını; bu yönden üç yıl evvel kesinleşmiş bir paydaşlık cetveli ve genel kurul kararlarının üç yıl sonra iptalinin istenemeyeceğini , Yapılan tasarrufun 7 Mart 1994 tarihli genel kuruldan önce olduğunu, bu genel kurulda alınan kararların kesinleştiğini; 26.05.1996 tarihli genel kurulda ise davacılarla ilgili bir karar alınmadığını Davacıların paydaşlıklarının sona erdiğini, bunlara ait payın şirket sermayesine olumlu veya olumsuz etki etmeden paydaşlardan birine intikal ettiğini, işlemin paydaşlar arası basit bir işlem olduğunu, bunların payına şirketin sahip olmadığını , Pay defterinde işlemin yönetim kurulu tarafından yapıldığını, bu halde davacıların şirketi değil, tasa...