Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkin davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 1987 yılında kurulduğunu ve elektronik müzik enstrümanları üretiminde dünyanın lider firmalarından biri olduğunu, ilk başta ticari hayatına ...olarak başladığını, sonrasında 1996 yılında dijital piyano üretimine odaklandığını, 2000 yılında ... ticaret unvanını alarak ticari hayatına devam ettiğini, ... markasına ait en eski tescilin 1993 yılına dayandığını, müvekkili şirketin üretimine devam ettiği müzik enstrümanlarını ... kelime markası ile üretime devam ettiğini ve dünyanın her yerinde satışını yaptığını, 2008-2015 yılları arasında müvekkili şirketin davalı yana yıllık 30.000 ila 44.000 USD tutarında ... markalı ürün gönderdiğini, böylece müvekkili ile davalının uzun süreli bir ticari ilişki...
T.C. İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/245 KARAR NO : 2021/363
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkin DAVA TARİHİ : 29/07/2020 KARAR TARİHİ : 28/09/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkin davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 1987 yılında kurulduğunu ve elektronik müzik enstrümanları üretiminde dünyanın lider firmalarından biri olduğunu, ilk başta ticari hayatına ...olarak başladığını, sonrasında 1996 yılında dijital piyano üretimine odaklandığını, 2000 yılında ... ticaret unvanını alarak ticari hayatına devam ettiğini, ... markasına ait en eski tescilin 1993 yılına dayandığını, müvekkili şirketin üretimine devam ettiği müzik enstrümanlarını ... kelime markası ile üretime devam ettiğini ve dünyanın her yerinde satışını yaptığını, 2008-2015 yılları arasında müvekkili şirketin davalı yana yıllık 30.000 ila 44.000 USD tutarında ... markalı ürün gönderdiğini, böylece müvekkili ile davalının uzun süreli bir ticari ilişki oluştuğunu, müvekkilinin dava dışı davalıdan tamamen bağımsız olarak Türkiye de mukim bir şirketle farklı model ürünlerinin satışı hakkında görüşmeler gerçekleştirirken davalı tarafın kendi adına ... markalarını kötü niyetli olarak TPMK nezdinde müvekkilinin haberi olmaksızın tescil ettirdiğini öğrendiğini, uzun yıllar süregelen distribütörlük ilişkisi sonucunda müvekkili ile davalı arasında ciddi bir güven ilişkisi oluştuğunu, davalının müvekkiline ait ... markasını izinsiz ve kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirmesi nedeni ile müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu ... markalarının kendisine devir edilmesini talep etmesi karşısında davalının akıl almaz taleplerde bulunması sonucunda bir anlaşmaya varılamaması nedeniyle, ... markasının yaratıcı ve gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunun tespitini, markaların müvekkiline devri ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirketin 2008 öncesinde de Türkiye'de ürün satışı yapmış olduklarını, kendi e postaları ile de teyit ettikleri üzere bu dönemde satışlarının zayıf kaldığını, 2008 yılında müvekkili... ile çalışmaya başlatıktan sonra ...'nun sahibi ...'ün akademik ve mesleki konumu, piyasadaki tanınırlığı sayesinde davacının satışlarının artmaya başladığını, yaklaşık 15 yıldır Türkiye' de ticaret yapmasına rağmen basiretli bir tacir gibi davranmayıp herhangi bir marka tescil başvurusunda da bulunmadığını, müvekkilinin Türkiye'de tanıttığı, satışlarını arttırdığı ve kullanımını yaygınlaştırdığı markayı kötü niyetli üçüncü kişilere karşı korumak amacıyla yapmış olduğu başvurudan haberdar olduktan sonra da yaklaşık altı yaldır sessizliğini koruduğunu, açık kanun hükmü uyarınca da marka hükümsüzlük davası açma hakkını kaybetmiş olduğunu, davacının 15 yıldır ticaret yaptığı ülkede markasını tescil ettirmemiş olmasının ve yap...