Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİA: Davacı vekili; dava dilekçesinde,--- dava dışı--- ve davalı---- arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden ticari krediler kullandırıldığını, kredi ödemelerinde temerrüde düşülmesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, itiraz edilmediğini, takibe geçildiğini, ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde yapılan toplantıda anlaşmaya varılamadığını,----- kredinin tazmininin beklendiğini, borcun halen devam ettiğini, iddia ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. ll. SAVUNMA: Davalı vekili; cevap dilekçesinde,---kredilerine kefil olduğunu,--- numaralı kredinin ödenerek kapatıldığını, kefaletinin sona erdiğini,---...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/162 Esas KARAR NO : 2021/1050
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 01/06/2020 KARAR TARİHİ : 07/10/2021
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİA: Davacı vekili; dava dilekçesinde,--- dava dışı--- ve davalı---- arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden ticari krediler kullandırıldığını, kredi ödemelerinde temerrüde düşülmesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, itiraz edilmediğini, takibe geçildiğini, ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde yapılan toplantıda anlaşmaya varılamadığını,----- kredinin tazmininin beklendiğini, borcun halen devam ettiğini, iddia ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. ll. SAVUNMA: Davalı vekili; cevap dilekçesinde,---kredilerine kefil olduğunu,--- numaralı kredinin ödenerek kapatıldığını, kefaletinin sona erdiğini,--- yeni bir kredi daha kullandırıldığını, kendisinin imzasının alınmadığını, imzasının bulunmadığı krediler için takip yapıldığını bildirmediğini, mağdur olduğunu, bankanın, asıl borçlunun işlerinin bozulduğunu, taksit ödemelerinin yapılmadığını bildirmediğini, gizlediğini, haksız şart oluşmasına neden olduğunu, sözleşmeler alındığında haksız şekilde para talep edildiğinin görüleceğini, asıl borcun kapatılması nedeniyle Kefil olarak kendisinden talep yapılamayacağını, kefaletinin sona erdiğini, savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ---- sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya ---- asıl alacak, 4.256,40 TL takip tarihine kadar işlemiş--- masraf olmak üzere toplam 255.233,40 TL, alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan a...