Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 29/01/2018 tarihli dava dilekçesi ile, davacının alacağının sağlanması amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı ve davalı arasındaki ilişkide davalının ediminin satış bedelini ödemek olduğunu, BK 89 para borçlarının ödeme yerini düzenmekte olduğunu, Hukuk Genel Kurulunun ... esas, ... sayılı kararlarında da aynı konunun beyanları doğrultusunda açıklandığını, ve özel yetkinin genel yetkiyi ortadan kaldırmayacağını, varlığını sürdüreceğini, dolayısıyla alacaklının dava ve icra takibini her iki yetkiye göre de açabileceğini karara bağladığını, bu kararlar doğrultusunda yetki itirazının reddinin gerektiğini, davacı ile davalı...
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/129 Esas KARAR NO : 2021/612
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/01/2018 KARAR TARİHİ : 14/09/2021
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 29/01/2018 tarihli dava dilekçesi ile, davacının alacağının sağlanması amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı ve davalı arasındaki ilişkide davalının ediminin satış bedelini ödemek olduğunu, BK 89 para borçlarının ödeme yerini düzenmekte olduğunu, Hukuk Genel Kurulunun ... esas, ... sayılı kararlarında da aynı konunun beyanları doğrultusunda açıklandığını, ve özel yetkinin genel yetkiyi ortadan kaldırmayacağını, varlığını sürdüreceğini, dolayısıyla alacaklının dava ve icra takibini her iki yetkiye göre de açabileceğini karara bağladığını, bu kararlar doğrultusunda yetki itirazının reddinin gerektiğini, davacı ile davalı arasında süren ticari ilişki neticesinde davacının davalıdan cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere 9.971,00 TL alacağının bulunduğunu, düzenlenen faturaların, açık fatura olarak borçlunun ticari işletme adresine ve vergi numarasına kesildiğini, faturalara yasal süresi içinde bir itiraz gelmediğini, borçlunun itirazının haksız olduğunu, haksız ve dayanaksız olarak yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, borçlunun %20 den aşağıda olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen 19/02/2018 tarihli cevap dilekçesi ile, İzmir İcra Müdürlüğünün ve İzmir Mahkemelerinin yetkisiz olması nedeniyle yetki itirazlarının bulunduğunu, davalı şirket alacaklı firmaya olan borçlarının ticari defter kayıtları ile bankanın ödeme emirlerindeki miktarların birbirini tutmadığını, alacaklı firmanın icra takip dosyasındaki ödeme emirlerinde belirtmiş olduğu miktarlarda bir borcunun olmadığını, alacaklı firmaya olan "cari hesap" sisteminde çalışmış olduğunu borcun ve alacağın likit olmadığını, rakamları kesin olmayan muhtelif borçların vadesinin gelmediğini, icra takip dosyasında tüm faturalara ve ticari kayıtlara karşı itiraz ettiklerini, davalının 9.971,00 TL likit ve aynı zamanda vadesi gelmiş bir borcunun olmadığını, davacı şirketin ticari defter kayıtları ile takibe konu edilen alacak miktarların birbirini tutmadığını, borç olması halinde bu durumun yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle borca itiraz ettiklerini, davalı tarafa tebliğ edilmeyen ve tebliğ edilen tüm belgelerin içeriğine ve buna bağlı olarak tüm borca ve tüm ferilerine, birikmiş faizine ve avans faizi ile fahiş faiz oranına itiraz ettiklerini, alacağın likit ve hesap edilebilir olmadığından, alacağın ancak bilirkişi incelemesi neticesinde tespiti gerektiğinden, davalı şirke...