Mahkememizin 08/06/2011 tarih ve 2007/368-2011/263 sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/6842 Esas, 2013/9861 Karar sayılı ile bozulması üzerine dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedildi, yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın müvekkili bankanın kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı, ... ise şube müdürü olarak görev yaptıkları sırada 1996 yılı sonlarına doğru mali yapısı iyice bozulan, mal varlığı üzerine haciz konulup senetleri protesto edilen ... (Yeni Ünvan: ...) Tic. A.Ş. ve ... A.Ş.'ye 1997 yılında 1.500.000 USD'lik harici garanti kredisi kullandırıldığı, bu nedenle banka zararına sebebiyet verdikleri iddia edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 26.04.2007 tarihi itibari ile 58.473 TL asıl alacak, 1.708.144 TL faiz olmak üzere toplam...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/433 Esas KARAR NO : 2021/99
DAVA : Tazminat-Sorumluluk DAVA TARİHİ : 02/05/2007 KARAR TARİHİ : 18/02/2021
Mahkememizin 08/06/2011 tarih ve 2007/368-2011/263 sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/6842 Esas, 2013/9861 Karar sayılı ile bozulması üzerine dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedildi, yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın müvekkili bankanın kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı, ... ise şube müdürü olarak görev yaptıkları sırada 1996 yılı sonlarına doğru mali yapısı iyice bozulan, mal varlığı üzerine haciz konulup senetleri protesto edilen ... (Yeni Ünvan: ...) Tic. A.Ş. ve ... A.Ş.'ye 1997 yılında 1.500.000 USD'lik harici garanti kredisi kullandırıldığı, bu nedenle banka zararına sebebiyet verdikleri iddia edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 26.04.2007 tarihi itibari ile 58.473 TL asıl alacak, 1.708.144 TL faiz olmak üzere toplam 1.766.617 TL banka zararının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; TTK'nun 342. ve 341. Maddeleri gereğince genel kurul kararı olmadan dava açılamayacağı, davaya konu iddianın zaman aşımına uğradığı, en son işlem tarihinin harici garantinin kullanım tarihi olan 27.03.1997 olup üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiği, TTK 309 maddesi gereğince 5 yıllık süre içerisinde dava açılması gerektiği, otorize kredilerde görev ve yetkinin genel müdürlükte olduğu, şube müdürünün otorize krediler açısından işlerinin firmaların kendi taleplerini genel müdürlük kredi değerlendirme müdürlüğüne aktarmaktan öteye geçmediği, davalı şube müdürünün TTK 342. maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı, zarar ile müvekkilinin işlemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, müvekkilinin kanuna aykırı bir zarar ve işleminden söz edilemeyeceği, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığı, söz konusu kredilerin 01.10.1996 tarihinde yönet,im kurulu kararı ile onaylanıp şubeye teslim edildiği, bu tarihte genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olmadığı, kredinin verilmesi ve açılmasında herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, 01.11.1996-05.09.1997 tarihleri arasında görevde olduğu, mevcutlu onaylı kredilerin kullandırımı ve münakale yetkisinin şube talebi doğrultusunda kredi pazarlama ve kontrol daire başkanlığına bağlı kredi pazarlama müdürlüklerinin yetkisinde olan bir işlem olduğu, idari soruşturma sonucu tarafına uyarma cezası verildiği ancak savunmada belirtilen şekilde yapılan itiraz üzerine bu cezanın kaldırıldığı beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Tüm Dosya Kapsamı birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, TTKnun 341'...