Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında hekimlik hizmeti sözleşmesi olduğu, bu sözleşme kapsamında 2019 yılı Şubat ayı dahil tüm alacaklarını tahsil ettiği, müvekkilinin sözleşmesine 23 Nisan 2019 tarihi itibariyle davalı tarafça haksız olarak son verildiğini, bu kapsamda müvekkilinin 53 günlük hekimlik hizmeti alacağı davalı tarafça ödenmediğini, esasen taraflar arasındaki sözleşmeye göre, yapılan iş kadar alacak tahakkuk ettiğini, yapılan işe ilişkin olarak kayıtlar müvekkilinin elinde olmadığından davayı belirsiz alacak davası olarak açmak zorunluluğu doğduğunu, daha önceki aylarda müvekkilinin yaptığı iş karşılığında aldığı ücret nazara alındığında tahminen 222.641,67 TL alması gerektiği bir gerçek olduğunu,...
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2019/663 Esas KARAR NO : 2021/396 Karar
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2019 KARAR TARİHİ : 03/06/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında hekimlik hizmeti sözleşmesi olduğu, bu sözleşme kapsamında 2019 yılı Şubat ayı dahil tüm alacaklarını tahsil ettiği, müvekkilinin sözleşmesine 23 Nisan 2019 tarihi itibariyle davalı tarafça haksız olarak son verildiğini, bu kapsamda müvekkilinin 53 günlük hekimlik hizmeti alacağı davalı tarafça ödenmediğini, esasen taraflar arasındaki sözleşmeye göre, yapılan iş kadar alacak tahakkuk ettiğini, yapılan işe ilişkin olarak kayıtlar müvekkilinin elinde olmadığından davayı belirsiz alacak davası olarak açmak zorunluluğu doğduğunu, daha önceki aylarda müvekkilinin yaptığı iş karşılığında aldığı ücret nazara alındığında tahminen 222.641,67 TL alması gerektiği bir gerçek olduğunu, bununla birlikte davalı defter ve kayıtları ile davalı şirketin Maliye Bakanlığına sunduğu BA ve BS formları incelendiğinde müvekkilimin gerçek alacaklı olduğu meblağ saptanabileceğini, bu davaya ilişkin olarak zorunlu arabuluculuk işlemleri tamamlanmış olup, 30.10.2019 tarihi itibariyle tarafların anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile yapılacak yargılama sonucunda 2019 yılı Mart ayına ilişkin alacaklı olduğumuz meblağın tespiti ile 01.04.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline, 2019 yılı Nisan ayına ilişkin 23 günlük hekimlik hizmeti bedelinin tespiti ile sözleşmenin fesholduğu 23 Nisan 2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, dava dilekçesininin talep ve sonuç kısmı açıkı olmayıp asgari bir tutar da belirtilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı davacının da dilekçesinde belirttiği üzere açık olduğunu, gerek belirsiz alacak davasında gerek ise kısmi davada düşük tutarlı da olsa belirli bir meblağın gösterilmesi gerektiğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında yalnızca 2019/Mart ayı ile 2019/Nisan ayı 23 günlük hekimlik hizmet bedeli talep edildiği ancak bu kalemler için ayrı ayrı asgari meblağ belirtilmediğin, davacının talep sonucu açık olmayıp bu nedenle de davanın reddini talep ettiklerini, danışmanlık sözleşmesinin davacı tarafça fesih edildiğini, davacının, herhangi bir alacağı olmayıp 08/04/2019 tarihli ...