DAVA : Genel Kurul Kararlarının Yokluğunun Tespiti DAVA TARİHİ : 17/01/2020 KARAR TARİHİ : 02/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararlarının Yokluğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...'ın %40 hissesine sahip olduğu davalı şirketin 2008 yılından 2013 yılına kadar yönetiminde yer aldığını, 03/09/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında sahip olduğu %40 hisseye ilişkin gerek hazirunu oluşturan hissedarlar, gerekse pay defterinin doğru tutulmasından sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri tarafından hiçbir itiraz veya muhalefette bulunulmadığını ve herhangi bir şerh düşülmediğini, davalı şirket yetkilileri ve diğer hissedarların davacı müvekkilinin genel kurula katılma ve oy kullanma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla 20/02/2017 tarihli genel kurulu TTK...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/53 Esas KARAR NO : 2021/500 DAVA : Genel Kurul Kararlarının Yokluğunun Tespiti DAVA TARİHİ : 17/01/2020 KARAR TARİHİ : 02/07/2021
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararlarının Yokluğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...'ın %40 hissesine sahip olduğu davalı şirketin 2008 yılından 2013 yılına kadar yönetiminde yer aldığını, 03/09/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında sahip olduğu %40 hisseye ilişkin gerek hazirunu oluşturan hissedarlar, gerekse pay defterinin doğru tutulmasından sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri tarafından hiçbir itiraz veya muhalefette bulunulmadığını ve herhangi bir şerh düşülmediğini, davalı şirket yetkilileri ve diğer hissedarların davacı müvekkilinin genel kurula katılma ve oy kullanma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla 20/02/2017 tarihli genel kurulu TTK hükümlerine aykırı olarak müvekkiline haber vermeksizin ve paylarını hukuka ve yasaya aykırı olarak elde etmek için topladıklarını, 20/02/2017 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunu, davacı müvekkilini önceki genel kurullara çağıran davalı şirketin söz konusu 20/02/2017 tarihli genel kurula çağırmadığını, TTK'nın 444. maddesi uyarınca genel kurul toplantısı için ortaklara çağrının zorunlu olduğunu, davalı şirketin 22/07/2017 tarihli genel kurul toplantısı için hiçbir çağrı yapmadığını, müvekkilini önceki genel kurul toplantılarına çağıran davalı şirketin 22/07/2017 tarihli toplantıya çağırmamasının hiçbir hukuki sebebinin olmadığını, müvekkilinin toplantıya katılma ve oy kullanma haklarının engellendiğini, oy hakkının pay sahibi olmayan diğer hissedarlar tarafından kullanıldığını, müvekkilinin TTK'nın 440. maddesi uyarınca iş bu davayı açmaya yetkili olduğunu, davalı şirketin 20/02/2017 tarihinde yapılan 2014, 2015 ve 2016 yılları olağan genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğu nazara alındığında davalı şirketin 2016 yılından bu yana organsız olduğunu, genel kurulu toplayamadığını, bu nedenle davalı şirkete kayyım atanması gerektiğini beyanla 20/02/2017 tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine, yoklukla malul 20/02/2017 tarihli genel kurul kararlarının yürütülmesinin verilecek ihtiyati tedbir kararı ile geri bırakılmasına, organsız kalan ve 4 yıldır usulüne uygun genel kurul yapmayan davalı şirkete genel kurulları yapmak ve dava sonuna kadar şirket menfaatlerini korumak üzere kayyım atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin hissedarlarından olmadığını, bu nedenle müvekkilinin 20/02/2017 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti için dava açamayacağını, öncelikle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, genel kurul kararlarına karşı...