Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 24.12.2012 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından keşide edilen 06.09.2013 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshedildiğini, fesihten önce 29.05.2013 tarihinde davalının da bünyesinde bulunduğu ... Holding'in bir diğer şirketi olan ... ile olan bayilik sözleşmesinin feshedildiğinin müvekkiline bildirildiğini ve web sitelerinde, tanıtım, afiş faaliyetlerinde ... ibaresinin kullanılmasının durdurulması için İstanbul 4. FSH Hukuk Mahkemesinde 2013/42 D.İş numarasıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, bunun üzerine davalı ile müvekkili arasındaki bayilik sözleşmesinin devam etmesi nedeniyle tedbir kararının uygulanamayacağını cevaben bildirdiklerini, sırf bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/587 KARAR NO: 2023/1735 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2020 NUMARASI: 2014/303 Esas 2020/735 Karar DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 24.12.2012 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından keşide edilen 06.09.2013 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshedildiğini, fesihten önce 29.05.2013 tarihinde davalının da bünyesinde bulunduğu ... Holding'in bir diğer şirketi olan ... ile olan bayilik sözleşmesinin feshedildiğinin müvekkiline bildirildiğini ve web sitelerinde, tanıtım, afiş faaliyetlerinde ... ibaresinin kullanılmasının durdurulması için İstanbul 4. FSH Hukuk Mahkemesinde 2013/42 D.İş numarasıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, bunun üzerine davalı ile müvekkili arasındaki bayilik sözleşmesinin devam etmesi nedeniyle tedbir kararının uygulanamayacağını cevaben bildirdiklerini, sırf bu cevapları nedeniyle müvekkili cezalandırılmak istenilerek bayilik sözleşmesinin 06.09.2013 tarihinde davalı tarafından feshedildiğini, bayilik sözleşmesinin haksız feshi sonucu maddi zararlarının tazmininin gerektiğini, müvekkilinin tanıtım amacıyla 02.05.2013 tarihinde birçok internet sitesi açarak 50.000-TL danışmanlık bedeli ödediğini, davalının talimatları doğrultusunda mağazada tadilat ve dekorasyon yaptırarak 30.000-TL ödediğini, ayrıca davalı şirket genel müdür yardımcısının onayıyla 444'lü telefon için 919-TL ödeme yaptığını, bu harcamaların sözleşmenin 5 yıl süreceğine inanılarak yapıldığını belirterek, 80.919-TL maddi zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasındaki 24.12.2012 tarihli bayilik sözleşmesinin 12 ay süreli olduğunu, sözleşme yürürlükte iken davacının ... markalarını ve ürünlerini tüketiciyi yanıltacak şekilde hem şirket ilan, reklam, panolarında, hem de internet sitesinde hukuka ve sözleşmeye aykırı bir şekilde kullandığını, davacıya marka kullanımında yaptığı ihlallerin düzeltilmesi için defalarca uyarıda bulunulmasına rağmen tutumunu değiştirmediğini ve markaları uygun olmayan biçimde kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle sözleşmenin müvekkili tarafından 06.09.2013 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin 5 yıl süreli olmayıp, 5 yılın tarafların mutabık kalırsa sözleşmenin uzatılabileceği azami süre olarak belirlendiğini, yapılan fesih haklı olduğu gibi, müvekkilinin sözleşmenin 8.9 maddesine göre sebep göstermeksizin fesih hakkı bulunduğunu, davacının müvekkiline ait markaları ve ticaret ünvanını hiçbir ayırt edici unsur bulundurmadan kendi adına alan adı olarak tescil ederek kendisini ... AŞ olarak gösterdiğini, kendi kartlarında müvekkilinin bayisi olduğuna...