Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile davacının yönetimindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 100 TL sürekli sakatlık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, toplam 77.287,97 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilemesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; kazadan sonra Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesinden alınan ilk raporda davacının maluliyet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/630 KARAR NO: 2023/1291 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 3/11/2020 NUMARASI: 2018/830 (E) - 2020/636 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 9/10/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile davacının yönetimindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 100 TL sürekli sakatlık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, toplam 77.287,97 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilemesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; kazadan sonra Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesinden alınan ilk raporda davacının maluliyet oranının %0 olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilerek yönetmeliğe uygun yeni bir rapor alınması gerektiğinin gözardı edildiğini; davalı kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, aksi kanıya varılması durumunda müvekkili tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ödenen 1.914,96 TL tazminatın güncellenerek tenzili gerektiğini, SGK tarafından ödenen tazminat varsa bunun da saptanarak ödenecek tazminattan mahsubuna karar verilmesini talep ettiklerini; kaza sırasında 1,18 promil alkollü olduğu saptanan ve kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmayan davacı lehine hükmolunan tazminattan birlikte (müterafik) kusur nedeniyle %20'den az olmamak koşuluyla indirim yapılması gerektiğini; davacı ceza yargılamasında şikayet hakkını kullanmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanısında olduklarını; temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini; her iki araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %50 oranında asli kusurlu olarak değerlendirilmesi gerekirken, atfedilen kusur oranının gereğinden yüksek belirlendiğini, davanın araç maliki ve sürücülerine ihbarı gerektiğini; davacının İstanbul 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı 2016/687 (E) sayılı davada verilen davanın reddine ilişkin kararın kesin hüküm oluşturduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda hatalı değerlendirme yapılar faiz başlangıç tarihi yönünden hataya düşüldüğünü, hükmolunan tazminatın tamamına Güvence Hesabının temerrüde düştüğü tarih olan 18/9/2017 gününden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının talepleri gibi düzeltilmesine karar verilmesini talep...