Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 87.823,76 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 25.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurlu olarak kabul edilemeyeceğini, %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilen müvekkilinin kusurunun bulunduğuna ilişkin hem ceza davasında hem...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/303 KARAR NO: 2023/1182 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/10/2020 NUMARASI: 2016/408 (E) - 2020/646 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 14/9/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 87.823,76 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 25.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurlu olarak kabul edilemeyeceğini, %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilen müvekkilinin kusurunun bulunduğuna ilişkin hem ceza davasında hem de hukuk davasında hiçbir kanıt bulunmadığını; davaya konu kaza nedeniyle meslek hayatını devam ettiremez hale gelen ve travma sonrası stres bozukluğu oluşan müvekkili hakkında Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen raporun davacının mağduriyetini yansıtmadığını, zira ATK'nin davacının bir kısım sağlık yakınmaları yönünden kazayla nedensellik bağı kurmamasına karşın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Kurulunun ise davacının sağlık yakınmaları ile kaza arasında nedensellik bağı kurduğunu, Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı hekimin heyete katılarak davacı hakkında ATK'den rapor düzenletilmesi gerektiğine ilişkin talep yönünden karar verilmeksizin davacının sürekli sakatlık oranı %14 olarak belirlenip sürekli sakatlık tazminatının hesaplandığını, raporlar arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda; yönetimindeki ... plakalı otomobille seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermeyen, mevcut hızı ile olay yeri kontrolsüz kavşağa yaklaşıp sağından gelerek kavşağa giriş yapan motosiklet sürücüsüne ilk geçiş hakkı vermeyen davalı sürücü ...'ın %75 oranında; yönetimindeki ... plakalı motosikleti ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermeyen, olay yeri kontrolsüz kavşağa hızını azaltmadan yaklaşan, seyir yönüne göre yolun solundan gelerek kavşağa giriş yapan otomobil sürücüsünü gördüğünde yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek biçimde uyarıda bulunmayan davacı sürücü ...'ın ise %25 oranınd...