İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı arasında 24.02.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli protokol imzalandığını, davalının, Bayilik Sözleşmesi ve Protokolce ilave olarak Ürün Alım Taahhütnamesinde bulunduğunu ve anlaşmanın yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere 19.224 ton beyaz ürünü ...'den almayı, eksik kalan ton üzerinden ton başına 14 USD tutarında kâr mahrumiyeti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının toplam 2.679 ton ürün aldığını, eksik aldığı 16.545 ton ürün için müvekkiline 231.628 USD kar mahrumiyeti borcu oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile alacaklarının şimdilik 1.000 USD'nın, temerrüt tarihinden yabancı paraya...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/884 Esas KARAR NO: 2023/1114 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/439 Esas - 2020/238 Karar TARİHİ: 08/07/2020 DAVA: Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/07/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı arasında 24.02.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli protokol imzalandığını, davalının, Bayilik Sözleşmesi ve Protokolce ilave olarak Ürün Alım Taahhütnamesinde bulunduğunu ve anlaşmanın yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere 19.224 ton beyaz ürünü ...'den almayı, eksik kalan ton üzerinden ton başına 14 USD tutarında kâr mahrumiyeti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının toplam 2.679 ton ürün aldığını, eksik aldığı 16.545 ton ürün için müvekkiline 231.628 USD kar mahrumiyeti borcu oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile alacaklarının şimdilik 1.000 USD'nın, temerrüt tarihinden yabancı paraya İşleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 08/07/2020 tarih ve 2019/439 Esas - 2020/238 Karar sayılı kararında; "Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinde ve sözleşme eki asgari alım taahhüdünde öngörülen yıllık asgari ürün alımı taahhüdüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı "kar kaybı " adı altında düzenlenen cezai şartın tahsili istemine ilişkin kısmî davadır. Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde, cezai şarta ilişkin hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması n...