Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, USD üzerinden fatura edilen borcun VUK uyarınca zorunlu olarak TL üzerinden faturalandırıldığını,borcun tamamının ödendiğini, davalı taraf ile ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılacağına dair bir sözleşme ya da fiili uygulama bulunmadığını, müvekkilinin davalıdan yaklaşık beş yıl hizmet aldığını,her seferinde ödeme gününde dolar kuru ne olursa olsun faturada TL olarak yazılan miktarı ödediğini, hiçbir zaman ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapmadığını, ancak davalı şirket tarafından cari hesap alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra tehdidi sebebiyle 19/12/2018 tarihinde 20.000-TL haricen ödeme yaptığını, davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/239 KARAR NO: 2023/1238 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/11/2020 NUMARASI: 2019/1226 Esas 2020/554 Karar DAVA: İstirdat Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, USD üzerinden fatura edilen borcun VUK uyarınca zorunlu olarak TL üzerinden faturalandırıldığını,borcun tamamının ödendiğini, davalı taraf ile ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılacağına dair bir sözleşme ya da fiili uygulama bulunmadığını, müvekkilinin davalıdan yaklaşık beş yıl hizmet aldığını,her seferinde ödeme gününde dolar kuru ne olursa olsun faturada TL olarak yazılan miktarı ödediğini, hiçbir zaman ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapmadığını, ancak davalı şirket tarafından cari hesap alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra tehdidi sebebiyle 19/12/2018 tarihinde 20.000-TL haricen ödeme yaptığını, davalı şirketin icra müdürlüğüne haricen tahsil bildiriminde bulunduğunu, haksız ödenen bu paranın iadesi için arabuluculuğa başvurulduğunu,anlaşma sağlanamadığını belirterek 20.000-TL'nin ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından ödemelerin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden değil fatura tarihindeki kur üzerinden TL olarak yapıldığından ortaya kur farkı alacağı çıktığını, davalının kur farkına istinaden kesilen faturalara ilişkin ödeme yapmasına rağmen ödemenin istirdadını talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu,taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında USD üzerinden cari hesap tutulduğunu, müvekkilinin VUK uyarınca faturaları zorunlu olarak TL üzerinden düzenlendiğini, davacının faturalarını vade tarihinden aylar sonra ödediğini, davacı şirketin faturaları zamanında ödemediği için alacak doğduğunu, faturaların ihtirazı kayıt konulmaksızın ödendiğini, bu nedenle ödediği bedelin iadesini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde taraf defterlerinin delil sıfatını haiz olduğu, 800-TL dışında birbirleri ile uyumlu oldukları ve bir mutabakatsızlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafça USD tutarları açıkça yazılmış faturaların davacı tarafça TL üzerinden ödenmesinden kaynaklandığı, yabancı para birimi baz alınarak yapılan alım satım işlemlerinde yabancı para birimi belirtilmek suretiyle TL üzerinden fatura düzenlenmesinin VUK'nun bir gereği olup, yabancı para bazlı satışlarda ödeme tarihi ile fatura tanzim tarihi arasında kur farkı bulunması halinde bu kur farkının istenebileceği, teamül oluşmasına gerekolmadığı,daval...