06/10/2014 günü saat 10.00 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile seyri sırasında olay mahalli kontrolsüz dörtlü kavşağa geldiğinde, seyrine göre sağ tarafta kalan sokaktan gelerek kavşak müşterek alanına giriş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucunda dava konusu kaza meydana gelmiştir. Kusura ilişkin ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen 24/12/2015 tarihli raporda, davalı sürücünün %85, dava dışı sürücünün ise %15 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, davacı ... 'e ise herhangi bir kusur atfedilmemiştir. Kaza nedeniyle ağır yaralanan ve felç olan davacı ... , otopsi raporuna göre kazaya bağlı yaralanmaları nedeniyle 28/10/2014 tarihinde vefat etmiştir. Davacı vekili; davalı ...'ın maliki ve sürücüsü, davalı sigorta şirketinin ise sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile müvekkilinin yolcu...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2020 DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 19/04/2023 YAZIM TARİHİ : 19/04/2023
06/10/2014 günü saat 10.00 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile seyri sırasında olay mahalli kontrolsüz dörtlü kavşağa geldiğinde, seyrine göre sağ tarafta kalan sokaktan gelerek kavşak müşterek alanına giriş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucunda dava konusu kaza meydana gelmiştir. Kusura ilişkin ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen 24/12/2015 tarihli raporda, davalı sürücünün %85, dava dışı sürücünün ise %15 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, davacı ... 'e ise herhangi bir kusur atfedilmemiştir. Kaza nedeniyle ağır yaralanan ve felç olan davacı ... , otopsi raporuna göre kazaya bağlı yaralanmaları nedeniyle 28/10/2014 tarihinde vefat etmiştir. Davacı vekili; davalı ...'ın maliki ve sürücüsü, davalı sigorta şirketinin ise sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu aracın çarpışması neticesi meydana gelen kazada ağır yaralanan müvekkili lehine şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan işleyecek yasal faizleriyle tahsilini istemiş; 30/10/2014 tarihli dilekçesinde müvekkilinin vefatı sebebiyle davada taraf sıfatının değişmesi, dava konusu olan tazminat miktarları ve tazminat türünün değişiklik göstermesi bakımından yeni bir dava açma ihtimalinin de ortaya çıkması nedeniyle açmış oldukları işbu davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek işlemden kaldırılmasını talep etmiş; bu dilekçesi hakkında henüz bir karar verilmemişken 24/12/2014 tarihli dilekçesinde, müteveffa ...'in yasal mirasçılarının davaya devam etmek istediklerini belirtmiş ve aynı tarihli dilekçesi ile 25.000,00 TL olan manevi tazminat talebini, her bir davacı mirasçılar için 12.500,00'er TL olacak şekilde 50.000,00 TL'ye ıslah etmiştir. Davalı ... vekili; davacı ... vefat ettiğinden taraf ehliyetini kaybettiğini ve vekilin vekillik görevinin sona erdiğini, bedensel bütünlüğün bozulmasından kaynaklı talep edilen manevi zararın kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğunu ve sadece bedensel zarara uğrayan kişi tarafından talep edilebileceğini, karşı araç sürücüsünün de ağır kusuru bulunduğunu ileri sürerek davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili; sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacı tarafça müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmadığını ve temerrüte düşmediklerini ileri sürerek özce davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı sürücünün kazanın oluşumunda %85 oranında kusurlu olduğu benimsenerek, olaydan 22 gün sonra vefat eden davacılar murisinin bu süre zarfında 706,86 TL geçici iş göremezlik zararı oluştuğu; davacı vekilince manevi tazminat ısl...