Davacı vekili; 22/10/2018 günü, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalı ...'nin sürücüsü, diğer davalı şirketin işleteni olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait aracın hasarlandığını, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli, davacının ise tali kusurlu olduğunu, öğrenci taşıma işi yapan müvekkilinin 2 ay boyunca araç kiralamak zorunda kaldığını ve bu kiralama nedeniyle 19.200,00 TL ödeme yaptığını, yine olay nedeniyle şoka giren müvekkilinin uzunca süre şoku üstünden atamadığını ve en çok sevdiği şey olan araç kullanmanın bir zulüme dönüştüğünü ileri sürerek 19.200,00 TL ikame araç bedeli ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı şirket vekili; görev ve yetki itirazıyla, müvekkiline ait aracın uzun süre kiraya verildiğini ve müvekkilinin işletenlik sıfatı kalmadığını, kusuru kabul etmediklerini...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2020 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/05/2023 YAZIM TARİHİ : 25/05/2023
Davacı vekili; 22/10/2018 günü, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalı ...'nin sürücüsü, diğer davalı şirketin işleteni olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait aracın hasarlandığını, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli, davacının ise tali kusurlu olduğunu, öğrenci taşıma işi yapan müvekkilinin 2 ay boyunca araç kiralamak zorunda kaldığını ve bu kiralama nedeniyle 19.200,00 TL ödeme yaptığını, yine olay nedeniyle şoka giren müvekkilinin uzunca süre şoku üstünden atamadığını ve en çok sevdiği şey olan araç kullanmanın bir zulüme dönüştüğünü ileri sürerek 19.200,00 TL ikame araç bedeli ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı şirket vekili; görev ve yetki itirazıyla, müvekkiline ait aracın uzun süre kiraya verildiğini ve müvekkilinin işletenlik sıfatı kalmadığını, kusuru kabul etmediklerini ileri sürerek özce davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; kazada davacının asli kusurlu olduğunu, kusurun ve zararın bilirkişilerce tespiti gerektiğini, manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu, kazada yaralanmayan davacının korktum ve şoförlükten soğudum demesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dosyanın tazminat hesabı için 21/01/2020 tarihinde bilirkişiye teslim edildiği, tazminat bilirkişisi raporunu sunduktan sonra davacı vekilinin 25/02/2020 tarihli dilekçesi ile kusur incelemesi için dosyanın trafik uzmanı bir bilirkişiye tevdiini istediği, 13/05/2020 tarihli 4. celsede 4 nolu ara karar ile davacı vekiline tazminat raporu için gereken masrafı yatırmak üzere kesin süre verildiği, duruşma zaptının ve yeni duruşma gününün vekile 18/05/2020 tarihinde tebliğ edildiği, sürelerin uzatıldığı 31/06/2020 tarihinden tarihinden itibaren karar tarihine kadar da delil avansı yatırılmadığı, böylece mahkemece davacının bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçtiği ve davalının kusurunun bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; mahkemenin dosyayı 21/01/2020 tarihli celsede bilirkişiye tevdii ettiğini, 05/02/2020 tarihli celsede dosyanın bilirkişiden dönüşünün beklenmesi yönünde ara karar kurulduğunu, bu 2 celsede de eksik gider avansının yatırılması ile ilgili bir işlem olmadığını, sonra pandemi sürecinde 20/05/2020 tarihine bırakılan dava dosyasını 13/05/2020 tarihinde resen ele alarak 500,00 TL bilirkişi gider avansının mahkeme veznesine yatırılması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, mahkemece, sürelerin ve duruşmaların durduğu bir dönemde kesin süre verilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacı konumunda olduğu dosyada yargılamayı uzatma amacı güttüğünden d...