Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan rapor içeriğine göre davacının kalıcı sakatlığının bulunmadığını, iyileşme döneminde oluşan geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinden de dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sundukları Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, sürekli sakatlık oranının %100 olduğu belirtilen müvekkili davacının gerek anılan üniversitede gerekse Almanya'da tedavi gördüğü Ulm...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2020/2274 Karar No: 2023/245 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 01/07/2020 Numarası: 2018/738 (E) - 2020/241 (K) Davanın Konusu: Maddi Tazminat Karar Tarihi: 9/2/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan rapor içeriğine göre davacının kalıcı sakatlığının bulunmadığını, iyileşme döneminde oluşan geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinden de dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sundukları Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, sürekli sakatlık oranının %100 olduğu belirtilen müvekkili davacının gerek anılan üniversitede gerekse Almanya'da tedavi gördüğü Ulm Üniversitesi tarafından düzenlenen tedavi belgelerine göre yürürken dengesini korumakta güçlük çektiğini, kaldı ki fiziki travmalar dışında Almanya Schmider Rehabilitasyon Kliniğine ait 18/7/2017 tarihli rapora göre de tekerlekli sandalyeye uzun süre bağlı kalması nedeniyle psikolojik travmaların varlığını da sürdürdüğünü, İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda ise özür oranının %70 olarak beyan edildiğini; tüm raporlar ile ATK raporu arasında büyük çelişkinin oluştuğunu, bu nedenle dosyanın ATK Genişletilmiş Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Adli Tıp Kurumu, 15/7/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2'nci maddesi uyarınca adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmekle görevli olmak üzere kurulmuştur. Diğer yandan aynı Kararnamenin 16'ncı maddesinde ise Adlî Tıp Üst Kurullarının; adlî tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmayıp sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adlî tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adlî tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adlî tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adlî tıp ihtisas kurulları ile Adlî Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler aras...