Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; 15.11.2017 düzenleme tarihli 275.040,00TL bedelli, 29.01.2018 düzenleme tarihli 147.500 TL bedelli, 21.02.2018 düzenleme tarihli 187.500,00TL bedelli bonoların vadelerinde ödenmediğini, borçlunun malvarlıklarını kaçırma, gizleme ve devretme eğilimi içerisinde bulunduğunu belirterek, 610.040,00 TL alacağı teminen borçlunun haczi kabil mal ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2401 KARAR NO: 2023/55 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/10/2022 Tarihli Ek Karar NUMARASI: 2022/296 D.İş - 2022/301 Karar TALEP: İhtiyati Hacze itiraz Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; 15.11.2017 düzenleme tarihli 275.040,00TL bedelli, 29.01.2018 düzenleme tarihli 147.500 TL bedelli, 21.02.2018 düzenleme tarihli 187.500,00TL bedelli bonoların vadelerinde ödenmediğini, borçlunun malvarlıklarını kaçırma, gizleme ve devretme eğilimi içerisinde bulunduğunu belirterek, 610.040,00 TL alacağı teminen borçlunun haczi kabil mal ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda; "...Somut olayda; 15.11.2017 düzenleme tarihli 275.040,00TL bedelli, 29.01.2018 düzenleme tarihli 147.500TL bedelli, 21.02.2018 düzenleme tarihli 187.500,00TL bedelli bonolar vade kaydını taşımadığından görüldüğünde ödenecek bono vasfındadır. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ve sunulan delil ve belgelere göre görüldüğünde ödenecek kambiyo senedi niteliğinde olan bononun rehinle temin edildiği tespit edilemediğinden, senet üzerinde bulunan " teminattır" ifadelerinin yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre hangi sözleşme veya hukuki ilişkinin teminatı konusunda açıklama bulunmadığından, yazılan ibarenin hukuki sonucunun bulunmadığına ilişkin kararlarda göz önünde bulundurularak Mahkememizce görüldüğünde vadeli iş bu senetlerin teminat senedi olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı sonucuna varılarak, İİK 257. maddesi gereğince kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içeren görüldüğünde vadeli bonolara dayanan alacak yönünden, alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği ve böylece ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu...." gerekçesiyle, alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, toplam 610.040,00TL. Alacak yönünden alacağın % 20 'ine tekabül eden 122.008,00TL. Teminat karşılığında İİK'nın 257/1. maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın, İcra İflas Kanunu'nun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. Bu karara, borçlu vekili tarafından İİK'nın 265.maddesi uyarınca itiraz edilmiştir. Borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ihtiyati haciz isteyeni dolandırmadığını, davacıdan mal kaçırmaya çalışmadığını, davacıya karşı vadesi ...