DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/03/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 31/07/2015 tanzim tarihli, 31/07/2016 vade tarihli, 60.000,00-TL bedelli senedi her ne kadar üzerine teminat ibaresi yazmamış olsa da teminat olarak 9 yaşındaki davalı ...'a ödeyeceğine dair senet düzenlediğini, ayrıca senet üzerine ihtiyari olarak " malen " ibaresi eklendiğini, malen ibaresi olmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarında da bilindiği üzere senet borçlusu ve alacaklısı arasında bir mal alışverişi olduğu anlamına geldiğini, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları kayıtları incelendiğinde davalı ile aralarında herhangi bir mal tesliminin olmadığının açık ve net olduğunu, kaldı ki her ne...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1382 KARAR NO: 2023/187 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/01/2019 NUMARASI: 2017/899 E. - 2019/86 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/03/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 31/07/2015 tanzim tarihli, 31/07/2016 vade tarihli, 60.000,00-TL bedelli senedi her ne kadar üzerine teminat ibaresi yazmamış olsa da teminat olarak 9 yaşındaki davalı ...'a ödeyeceğine dair senet düzenlediğini, ayrıca senet üzerine ihtiyari olarak " malen " ibaresi eklendiğini, malen ibaresi olmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarında da bilindiği üzere senet borçlusu ve alacaklısı arasında bir mal alışverişi olduğu anlamına geldiğini, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları kayıtları incelendiğinde davalı ile aralarında herhangi bir mal tesliminin olmadığının açık ve net olduğunu, kaldı ki her ne kadar alacaklının malın teslimine ilişkin bir ispat zorunluluğu olmasa da malın teslim edilmediğini açık ve net olduğunu, müvekkilinin 9 yaşındaki davalı ile arasında hiçbir mal alış-verişine dair ticaretin olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her ne kadar icra takibine konu olan senet üzerine teminat ibaresi yazılmamışsa da müvekkilinin senedi düzenleme amacının davalının yasal vasisi annesi ile yapılacak ticari işe ilişkin teminat niteliğinde verildiğini, bu sebeple müvekkilinin de teminat niteliğinde olsun diye kızı adına ödeyeceğine dair senet düzenlediğini, senet her ne kadar teminat olarak verilmiş ise de, davalının yasal vasisi ile arasında bir ticari ilişki olmasa dahi ilgili senedin kötü niyetli olarak icra takibine konu edildiğini, bu nedenlerle ilgili senedin ve borcun miktarı gözönünde bulundurularak icra takibinin tedbiren öncelikle teminatsız, mahkeme aksi görüşte ise mahkemece belirlenecek oran üzerinden teminaten durdurulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddiaları doğrultusunda İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1166 Esas ve 2017/248 karar sayılı ilamı ile yargılama yaptığını ve davacının davasının reddedilerek bu kararın kesinleştiğini, ortada kesin bir mahkeme ilamı varken davacının aynı iddialarının hiçbir delil ve yeni gelişme olmadan farklı bir mahkemede yeniden ileri sürmesinin açıkça davacının kötü niyetinden başka bir anlam taşımadığını, davacı ...'ın müvekkiline borçlu olduğunu ve bu borcunu da ödemek zorunda olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli itirazının reddi ile, icra takibi durmamış olsa dahi %20'den az olmamak üzere...