Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören dava dışı 3. kişiye yapılan 9.046,56 TL'lik ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalıya karşı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın nitelendirilmesi, kasko sigortasına dayalı yapılan hasar ödemesinin, rücuen tazminine ilişkin olduğu değerlendirilerek, sübut bulan davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın 6.784,94 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili, davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/1720 KARAR NO: 2022/2326 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10/03/2020 NUMARASI: 2019/700 (E) - 2020/253 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/12/2022 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören dava dışı 3. kişiye yapılan 9.046,56 TL'lik ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalıya karşı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın nitelendirilmesi, kasko sigortasına dayalı yapılan hasar ödemesinin, rücuen tazminine ilişkin olduğu değerlendirilerek, sübut bulan davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın 6.784,94 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili, davanın hukuki sebebine dair değerlendirmenin hatalı yapıldığını, zira, davanın kasko sigortasına dayalı olarak açılmadığını, davacı sigorta şirketinin, trafik sigortası kapsamında sigortalısı olan müvekkiline karşı ehliyetsizlik nedenine dayalı rücu hakkının varlığından bahisle icra takibi yaptığını, oysa ki davacıya trafik sigortasıyla sigortalı bulunan aracın, geçerli bir sürücü belgesine sahip olan Suriye uyruklu bir kişiye kiralandığını, dosyada mübrez sürücü belgesinden anlaşılacağı üzere aracı kiralayan yabancı şahsın kendi ülkesinden almış olduğu, kaza tarihinde geçerli olan ehliyetnamesinin bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava dilekçesinde yapılan açıklamalar ve dayanılan maddi vakıaya göre, davacının, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılması sırasında gerçekleşen kaza nedeniyle, zarar gören dava dışı üçüncü kişiye ödemiş olduğu tazminatın, sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Poliçe başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan trafik sigortası genel şartlarının B.4.b maddesinde, tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88.maddesinin 1/b bendinde ise "Yabancılar. dış ülkelerden almış oldukları sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi...