Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş/geçmiş bir para borcunun bulunduğu, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, yasada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yer alan şartların somut olayda gerçekleşmiş olduğu, vadesi gelmiş ifa edilebilir bir alacak/borcun bulunduğu, sözleşmelerden kaynaklı bir alacak söz konusu olup, davalının gerçekleştirdiği ihlal üzerine borcun kendileri tarafından ödenmiş olduğundan...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/27 KARAR NO : 2023/222
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 01.11.2022 NUMARASI : 2022/768 Esas DAVA KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 01.02.2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 01.02.2023 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş/geçmiş bir para borcunun bulunduğu, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, yasada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yer alan şartların somut olayda gerçekleşmiş olduğu, vadesi gelmiş ifa edilebilir bir alacak/borcun bulunduğu, sözleşmelerden kaynaklı bir alacak söz konusu olup, davalının gerçekleştirdiği ihlal üzerine borcun kendileri tarafından ödenmiş olduğundan alacaklı sıfatının muaccel hale geldiğini, davalının iyi niyetli olmaması ve alacak meblağının yüksek oluşu göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin taşınır, taşınmaz, bankadaki mevduatları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında şimdilik 25.424,11 TL lik ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin yasal düzenlemeden önceki tarihli sözleşmeler olup, müvekkilinin Tevkif KDV ödeme yükümlüğünün olmadığını, bununla birlikte müvekkilinin bugüne kadar vergi dairesine tüm ödemelerini yaptığını, KDV ya da başkaca bir yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin ödeme yükümlülüğü olmadığı halde, müvekkiline sorulmadan, yasal düzenleme olmadığı halde, müvekkili adına Tevkif KDV ödenmesinin yasal olmadığını, davacı kurumun vergi dairesine müracaat ederek maddi hata yapıldığını belirtmek suretiyle fazla yapılan ödemeyi geri alması gerektiğini, müvekkilinin sorumlu olmadığı halde yasal olmayan şekilde sorumluluk yüklenmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, ihtiyati tedbir talep etme koşulları oluşmadığından davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. MAHKEMECE: " ...Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafça dosyaya ibraz edilen deliller ve uzman görüşü de dikkate alındığında İİK.'nun 257. vd. maddelerindeki ihtiyati haciz koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla takdiren alacağın %15'i tutarında teminat yatırılması yahut aynı tutarda kesin ve koşulsuz teminat mektubunun mahkememize ibrazı kaydıyla talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir " gerekçesi ile; "Davacı veki...