Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve 818 sayılı BK'nın 46 (6098 sayılı TBK'nın 54). maddesi kapsamında bakiye güç kaybı tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 03/10/2019 tarihli kararıyla; "Davanın kabulü ile; 14.776,04-TL'nin 27/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek ödeme için dava açılmadan önce, davacı tarafça müvekkili kuruma başvurulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından, davacıya 26/08/2015 tarihinde 24.866 TL maluliyet tazminat...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/2500 KARAR NO: 2022/2298 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/10/2019 NUMARASI: 2016/800 Esas - 2019/740 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 27/12/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve 818 sayılı BK'nın 46 (6098 sayılı TBK'nın 54). maddesi kapsamında bakiye güç kaybı tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 03/10/2019 tarihli kararıyla; "Davanın kabulü ile; 14.776,04-TL'nin 27/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek ödeme için dava açılmadan önce, davacı tarafça müvekkili kuruma başvurulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından, davacıya 26/08/2015 tarihinde 24.866 TL maluliyet tazminat ödendiğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, ödeme tarihindeki verilere göre sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak %5 maluliyet oranına göre ödenecek sürekli iş göremezlik tazminat miktarının 21.507,95 TL olarak belirlendiğini, buna göre, müvekkili tarafından yapılan ödemeyle davacının zararının fazlasıyla karşılandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen tazminat miktarlarına yürütülen faiz başlangıcı ve türünün hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 24/10/2011 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile ZMSS poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın kaza yapması neticesinde, davacının yaralandığı; dava öncesinde davacıya, davalı ... tarafından 26/08/2015 tarihinde 24.866 TL geçici-kalıcı iş göremezlik zararı ödendiği, 02/08/2016 tarihinde açılan eldeki davada, davacının bu ödemeyi yetersiz görerek bakiye geçi-kalıcı iş göremezlik zararı talep ettiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme dayanak yapılan 28/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamaya göre davacının %5 oranındaki sürekli iş göremezlik, 9 ay geçici iş göremezlik ve %100 oranındaki kusura göre geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı toplamının 21.507,95 TL olduğu, rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamaya göre ise, geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı toplamının 42.017,41 TL olduğu, davalı tarafça 26/08/2015 tarihinde yapılan 24.866 TL'lik ödem...