Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 18/09/2010 tarihli 5 yıl süreli bayiilik sözleşmesi gereğince, davalı bayii, intifa hakkı ile buna dayalı her türlü kullanım ve yararlanma hakkı müvekkili şirkete ait taşınmaz üzerindeki istasyonda işletmeci olarak faaliyet gösterdiğini, davalı tarafça, bayiilik sözleşmesinin 05/01/2012 tarihli noter ihtarnamesiyle feshedildiğini, ancak taşınmazın 21/01/2011 tarih ve 311 yevmiye sayılı intifa resmi senedi gereğince beş yıl...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA N: 2020/457 KARAR N: 2021/1193 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/12/2018 NUMARASI: 2014/454 Esas - 2018/1395 Karar ASIL VE BİRLEŞEN ( BAKIRKÖY 4. ATM 2017/751 E. SAYILI) DAVADA ASIL VE BİRLEŞEN DAVA:Alacak DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2021 Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 18/09/2010 tarihli 5 yıl süreli bayiilik sözleşmesi gereğince, davalı bayii, intifa hakkı ile buna dayalı her türlü kullanım ve yararlanma hakkı müvekkili şirkete ait taşınmaz üzerindeki istasyonda işletmeci olarak faaliyet gösterdiğini, davalı tarafça, bayiilik sözleşmesinin 05/01/2012 tarihli noter ihtarnamesiyle feshedildiğini, ancak taşınmazın 21/01/2011 tarih ve 311 yevmiye sayılı intifa resmi senedi gereğince beş yıl süre ile intifa hakkına sahip olan müvekkiline teslim edilmediğini, 18/09/2010 tarihli taahhütnamede, bayiilik sözleşmesinin her ne sebep ve suretle olursa olsun sona ermesi halinde işletmeciliğinin de sona ereceği ve istasyon ve tesisleri derhal tahliye edilerek müvekkili şirkete teslim edileceği, bu yükümlülüğün yerine getirilmediği takdirde sözleşmenin fesih tarihinden itibaren tahliye tarihine kadar her geçen gün için 200 USD cezai şart ödeneceğinin hüküm altına alındığını, aynı zamanda bayiilik sözleşmesinin fesih başlıklı 12. Maddesinde de, sözleşmenin her ne sebep ve suretle olursa olsun sona ermesi halinde, bayiinin sözkonusu yerlerle ilgili işletmeciliğinin sona ereceği ve bayiinin sözleşmenin feshini müteakip herhangi bir mahkeme kararı gerekmeksizin istaston ve tesisi derhal tahliye ederek şirkete teslim edeceği hususunun düzenlendiğini, müvekkili tarafından davalıya 13/03/2013 tarihinde ihtarname keşide edilmesine rağmen taşınmazın müvekkiline teslim edilmediğini, haksız işgale son verilmesi amacıyla Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/67 Esas sayılı dosyası ile müdahalenin meni davasının ikame edildiğini, bu davanın derdest olduğunu, intifanın 21/01/2016 tarihinde sona ereceği dikkate alındığında, fesih tarihi olan 09.01.2012 ile dava tarihi olan 22.04.2013 tarihleri arası 469 gün için toplam 93.800 USDnin TL karşılığı olan 168.614,88 TLnin; birleşen davada ise, 22/04/2013 ile 21/01/2016 tarihleri arasındaki dönem için doğan cezai şart alacağından 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl ve birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin akaryakıt taleplerinin zamanında karşılanmaması nedeniyle ...