Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 28/07/2009 tarihinde 5 yıl süreli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 28/07/2014 tarihinde sona erdiğini, ancak davalının hiçbir haklı sebep göstermeksizin 04/10/2010 tarihinde sözlemeyi feshettiğini, yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin uğradığı müspet zararı yani, sözleşme olağan şartlarda devam etseydi elde edecek olduğu kari müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, davalının 115.008,00 USD cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu belgelerde tek imza mevcut olduğunu, ancak müvekkili şirketin imza sirkülerinde de açıkça belirtildiği üzere...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/430 Esas KARAR NO: 2021/1092 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/04/2017 NUMARASI: 2014/326 E., 2017/417 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/10/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 28/07/2009 tarihinde 5 yıl süreli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 28/07/2014 tarihinde sona erdiğini, ancak davalının hiçbir haklı sebep göstermeksizin 04/10/2010 tarihinde sözlemeyi feshettiğini, yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin uğradığı müspet zararı yani, sözleşme olağan şartlarda devam etseydi elde edecek olduğu kari müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, davalının 115.008,00 USD cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu belgelerde tek imza mevcut olduğunu, ancak müvekkili şirketin imza sirkülerinde de açıkça belirtildiği üzere yapılması gereken tüm işleri ve muameleleri ifa ve ikmale Yönetim Kurulu Başkanı ..., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ...ın müştereken veya bu şahıslardan herhangi birisinin olması kayıt ve şartı ile Yönetim Kurulu üyelerinden adları geçe şahıslar müştereken yetkili olduklarını, üstelik dava konusu belgelerdeki imza bu yetkili şahıslardan hiçbirine de ait olmadığını, bu bayilik sözleşmesi ve taahhütname davalı şirketçe imzalanmadığını, bu nedenle davalı şirkete bunlara dayanılarak kâr mahrumiyeti, cezai şart ve faiz taleplerinde bulunmak açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket sözleşmede geçen istasyonu sadece bir ay süreyle deneme amaçlı işlettiğini ve devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Toplanan deliller alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; davalının, sözleşmenin olağan sona erme süresi sonuna kadar yıllık 300 ton LPG satın almayı taahhüt ettiği, alamadığı ton başına 100 USD cezai şart ödemeyi taahhüt ettiği, bu çerçevede sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart alacağının sözleşmenin haksız fesih nedeniyle doğduğu, sözleşmenin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacının talebinin yerinde olduğu, ancak yapılan bilirkişi incelemesi çerçevesinde kar mahrumiyeti zararının 18.259,45 TL olduğu ve bunun, davacının sözleşme süresi sonuna kadar değil yeni bir bayii ile anlaşması için geçecek 3 aylık makul süre için belirlenmesi ve hesaplanması şeklindeki benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda talebin kısmen kabulüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Davacının, müvekkili ile bayilik sözleşmesi imzalandığını ve aralarında müvekkilinin vermiş olduğu taah...