Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 161 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 50-60 yıldan bu yana nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğunu, ancak dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında davalı Hazine adına tescil edildiğini, yıllarca bu taşınmazı malik sıfatıyla kullandığını ve vergilerini de ödediğini, yurtdışına gitmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz edemediğini ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını,...
1. Hukuk Dairesi 2021/3842 E. , 2022/1494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 161 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 50-60 yıldan bu yana nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğunu, ancak dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında davalı Hazine adına tescil edildiğini, yıllarca bu taşınmazı malik sıfatıyla kullandığını ve vergilerini de ödediğini, yurtdışına gitmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz edemediğini ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını, yapılan tespit ve tescilde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10/04/2013 tarihli ve 2012/1186 E. - 2013/512 K. sayılı kararıyla; bilirkişi raporlarında dava konusu yerin özel mülkiyete konu edilebileceği bildirilmişse de, dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının dava konusu yeri kullandığına ilişkin objektif ve somut beyanlar olmadığı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 27/02/2014 tarihli ve 2013/13656 E - 2014/1801 K sayılı kararıyla ...Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın komşu parsel tutanakları ve dayanakları getirtilmemiş, keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği ve kullanım durumu hakkında olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmamış, taşınmazın kuzey sınırında dere olmasına rağmen, taşınmazın dere yatağı olup olmadığı ya da dereden kazanılıp kazanılmadığı hususunda jeolog bilirkişiden rapor alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde; doğru sonuca ulaşabilmek için, öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu tüm taşınmazların kadastro tutanakları ve dayanaklarının onaylı örnekleri getirtilip dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraat mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişi ve kadastro fen elemanı huzuruyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, yerel b...