Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davası sonunda Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27/11/2020 tarihli ve 2019/384 Esas - 2020/335 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, dava konusu davalıya ait 1179 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi ve deniz uzantısı olan kumsal sahası içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/04/2008 tarihli ve 2006/247 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar...
1. Hukuk Dairesi 2021/7387 E. , 2022/2420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TERKİN
Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davası sonunda Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27/11/2020 tarihli ve 2019/384 Esas - 2020/335 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, dava konusu davalıya ait 1179 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi ve deniz uzantısı olan kumsal sahası içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/04/2008 tarihli ve 2006/247 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Dairenin 22/02/2010 tarihli ve 2010/468 Esas - 2010/1735 Karar sayılı kararıyla; Her nekadar, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fırkası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 28.02.1937 ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir...Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetilerek davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine; her dava açıldığı tarihteki koşullara tabi olacağı ve 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince belirlenen kıyı kenar çizgisine göre davacının dava tarihi itibarıyla davasında haklı olduğu gözetilerek yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan nisbi avukatlık ücreti ile harçtan sorumlu tutulması gerekeceği gözetilmek suretiyle bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır. gerekçesiyle karar bozulmuş; Dairenin 08/07/2010 tarihli ve 2010/6882 Esas, 2010/8072 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar...