Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/4438 · K. 2022/3271
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4438 K. 2022/3271

E. 2021/4438K. 2022/327119 Nisan 2022
hak düşürücü sürekadastro tespitisatış vaadi sözleşmesitapu iptalitapu iptali ve tesciltapuya tescilgayrimenkul satış vaadi sözleşmesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine ilişkin karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 29/12/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin davalıların murisi ...'tan 1960 yılında İzmir ili Ödemiş ilçesi Pirinççi köyü 1171 parsel numaralarında kayıtlı taşınmazları haricen satın aldığını, kadastro tespitinden sonra 12.04.1976 tarihinde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak; İzmir ili Ödemiş ilçesi Pirinççi köyü 362 parsel ile 1171 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ......

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2021/4438 E. , 2022/3271 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine ilişkin karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 29/12/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin davalıların murisi ...'tan 1960 yılında İzmir ili Ödemiş ilçesi Pirinççi köyü 1171 parsel numaralarında kayıtlı taşınmazları haricen satın aldığını, kadastro tespitinden sonra 12.04.1976 tarihinde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak; İzmir ili Ödemiş ilçesi Pirinççi köyü 362 parsel ile 1171 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili 23.01.2015 havale tarihli cevap dilekçesi ile, davalılar müvekkilleri aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın satış vaadi sözleşmesi olduğunu iddia ettiği belgenin köy muhtarı tarafından düzenlenmiş olan bir belge olduğunu, bu belgenin satış vaadi sözleşmesi olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın dava konusu olan taşınmazları kadastro tespitinden çok önce 1960 yılında haricen satın aldığını iddia ettiğini, dava konusu olan taşınmazların 1967 yılında kadastro tespiti yapılarak tapuya tescil edildiğini, 1967 yılından itibaren 10 yıl içerisinde kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak tespit ve tescile itiraz davası açılacağını bu sürenin 1977 yılında dolduğunu, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01/12/2015 tarihli 2014/769 E. 2015/449 K. sayılı kararıyla, davacının davası kadastrodan önceki sebebe dayanmakta olup kadastro tutanağının kesinleşmesi ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağı, kanunda öngörülen bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak dava açılmasının mümkün olmadığı, kanunda öngörülen bu sürenin hakkın varlığını ortadan kaldıran hak düşürücü süre olup bu sürenin mahkemelerce re'sen dikkate alınması zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde...

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4366 · K. 2022/2871

7 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4466 · K. 2022/3048

13 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4361 · K. 2022/2872

7 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4442 · K. 2022/3769

10 Mayıs 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4445 · K. 2022/3770

10 Mayıs 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4582 · K. 2022/4379

1 Haziran 2022