Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.06.2019 tarih ve 2018/146 E. - 2019/253 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.09.2020 tarih ve 2020/710 E. - 2020/977 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı...
11. Hukuk Dairesi 2021/261 E. , 2022/4248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.06.2019 tarih ve 2018/146 E. - 2019/253 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.09.2020 tarih ve 2020/710 E. - 2020/977 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının "ÇAYKUR" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "ÇAYDER RİZE HARMAN" ve ÇAYDER RİZE ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın, YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu ve davacının markalarının tanınmışlığından istifade edeceğini ileri sürerek, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı adına tescilli markalar ile davacıya ait marka arasında karıştırma ihtimaline yol açacak benzerlik bulunmadığını, Rize ibaresinin çayın üretildiği ili temsil ettiğini, çay bardağının da diğer bir çok markada kullanıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı markalarının, davacı markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu hali ile ortalama tüketici nezdinde, davalının markası ile davacının markasının karıştırılacağı ve ilişkilendirileceği, satışa arz şekli ve satışa arz edildiği noktalarda davacının ve davalının ürünlerinin aynı raflarda tüketiciye sunuluyor olması nedeniyle malların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının, davacı adına tescilli markayı bilmeme ihtimalinin de bulunmadığı, davalı adına tescilli markaların 6769 sayılı Kanuna göre hükümsüzlüğü ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2013/11137 numaralı 'ÇD ÇAYDER RİZE HARMAN' ibareli 30. sınıf için tescilli markanın ve 2013/08435 numaralı 'ÇAYDER RİZE' ibareli 30. sınıf için tescilli markanın iptaline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle...