Taraflar arasındaki davanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü. Davacı vekili, davacının bilgisayar programlama, yazılım bakım ve destek hizmeti ve donanım ürünlerinin parça dahil donanım bakım hizmeti sektörlerinde faaliyet göstermekte olup, geniş portföye sahip olan bir firma olduğunu, davalı ile imzalamış oldukları sözleşmeler uyarınca, üzerine düşen tüm sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi çerçevesinde ifa edilen hizmet ve donanım parça satış bedelleri nedeniyle doğan alacaklarının davacı tarafından faturalandırılıp davalıya tebliğ...
11. Hukuk Dairesi 2022/938 E. , 2022/4375 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü. Davacı vekili, davacının bilgisayar programlama, yazılım bakım ve destek hizmeti ve donanım ürünlerinin parça dahil donanım bakım hizmeti sektörlerinde faaliyet göstermekte olup, geniş portföye sahip olan bir firma olduğunu, davalı ile imzalamış oldukları sözleşmeler uyarınca, üzerine düşen tüm sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi çerçevesinde ifa edilen hizmet ve donanım parça satış bedelleri nedeniyle doğan alacaklarının davacı tarafından faturalandırılıp davalıya tebliğ edildiğini, davalı yanın tebellüğ ettiği faturalara yasal süresi içerisinde itirazları olmadığı gibi, fatura bedelleriyle ilgili olarak herhangi bir ödemede bulunmadıklarını, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi ..., davaya dayanak teşkil ettiği öne sürülen sözleşmelerin, davalı şirket yetkililerince imzalanmadığını, davalı şirketi herhangi bir şekilde bağlamadığını, dava dilekçesinde bahsedilen hizmetlerin davalı şirketçe alınmadığını, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, haksız davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafın davalı tarafa fatura karşılığı hizmet verdiği ve davalıdan kaydi olarak 3.3.41,17TL alacaklı göründüğü, davalı tarafça ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle HMK 222/3. maddesi davacı defterlerindeki kayıtlara itibar edilmesi gerektiği, sözleşmedeki imzanın ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de davalı tarafından davacıya gönderilmiş olan 06/05/2014 tarihli yazı ile sözleşmenin feshedilmiş olmasından bu sözleşme ilişkisinin davalı tarafça da kabul edilmiş olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla davacı tarafından alacağın tahsiline yönelik başlattığı icra takibine davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile, davalının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü' nün 2015/30806 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 3.341,15 TL asıl alacak üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren alacak tamamen ödeninceye kadar avans faizi işletilmesine, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2 madde...