Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.01.2012 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası talebi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 03.10.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili; davacının kayden paydaşı olduğu 524 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 10.08.1999 tarih ve 1535 sayılı Encümen Kararı ile imar uygulamasına tabi tutularak imar parsellerinin oluşturulduğunu, ancak anılan Belediye Encümen Kararının idari yargıda iptal edildiğini, böylece imar parsellerinin sicil kayıtlarının yolsuz tescile dönüştüğünü ileri...
7. Hukuk Dairesi 2022/998 E. , 2022/4040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.01.2012 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası talebi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 03.10.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili; davacının kayden paydaşı olduğu 524 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 10.08.1999 tarih ve 1535 sayılı Encümen Kararı ile imar uygulamasına tabi tutularak imar parsellerinin oluşturulduğunu, ancak anılan Belediye Encümen Kararının idari yargıda iptal edildiğini, böylece imar parsellerinin sicil kayıtlarının yolsuz tescile dönüştüğünü ileri sürerek, 524 sayılı kadastral parselin ihyası ile 157/3450 payın davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı ... vekili; belediyenin sorumlu ve taraf olduğunu belirterek davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazı kapsayan imar uygulaması yapıldığını belirterek davanın reddini dile getirmiştir. Mahkemece ilk hükümde; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü ... vekili temyiz etmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 08.11.2013 tarih, 2013/10627 Esas - 2013/10492 Karar sayılı ilamıyla; "... davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki, davanın pasif husumet yönünden görülebilmesi, kayıt maliklerinin davalı safında yer almasına bağlıdır. Hal böyle olunca; davacıya diğer paydaşları da davaya dahil etmesi ve 524 sayılı kadastral parselin sınırları üzerinde imar uygulaması ile oluşturulan alanların saptanarak, bunların malikleri aleyhine dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra taraf delillerinin eksiksiz toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan, yanılgıya düşülerek eksik soruşturmayla yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Kabule göre de; iddianın ileri sürülüş biçimi ve niteliğine göre istek, doğrudan mülkiyete ilişkin olmayıp sicil kaydının düzeltilmesine yönelik olduğundan karar ilam harcının maktu yerine nispi olarak belirlenmiş olması da isabetli değildir.'' şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın konusu kalmadığından "karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurulmuştur. Hükmü, davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmişlerdir. Mahkemece davalılardan ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma...