1. Taraflar arasındaki "boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 12. Aile Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 20.11.2014 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 21.03.2014 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden ortak çocuklarının bulunmadığını, eşlerin tanıştığında müvekkilinin evli ve iki çocuğunun bulunduğunu, davalının boşanma yönünde müvekkili üzerinde baskı kurduğunu, davacının bu baskı sonucu eşinden boşanarak davalı ile evlendiğini, evliliğin ilk gününden itibaren davalının davacıya...
Hukuk Genel Kurulu 2021/851 E. , 2022/902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki "boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 12. Aile Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 20.11.2014 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 21.03.2014 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden ortak çocuklarının bulunmadığını, eşlerin tanıştığında müvekkilinin evli ve iki çocuğunun bulunduğunu, davalının boşanma yönünde müvekkili üzerinde baskı kurduğunu, davacının bu baskı sonucu eşinden boşanarak davalı ile evlendiğini, evliliğin ilk gününden itibaren davalının davacıya psikolojik baskı uyguladığını, ailesi, arkadaşları ve önceki evliliğinden olan çocukları ile görüştürmediğini, bu konular hakkında sürekli olarak huzursuzluk ve tartışma çıkardığını, aşırı kıskanç davranışlar sergilediğini, davacının kıskançlık nedeniyle işe dahi gidemediğini, bu nedenle işlerinin bozulduğunu, davalının davacıya hakaret ettiğini, eski nişanlısı Hüseyin isimli erkekle görüşmeye devam ederek sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına 10.000TL maddi ve 0.01TL (bir kuruş) manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 31.03.2015 tarihli beyan dilekçesi ile de davalı tarafın sekiz aylık hamile olduğu iddiası karşısında bu durumun davacı eşte şüphe yarattığı gerekçesiyle anne karnında olan bebeğe DNA incelemesi yapılmasını istemiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 06.02.2015 tarihli cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, dava dilekçesinde yazılı hiçbir iddianın gerçek olmadığını, müvekkilinin şu anda sekiz aylık hamile olduğunu ve yaşadığı üzüntü nedeniyle düşük riskinin bulunduğunu, asıl davacının aşırı kıskanç ve baskıcı bir yapıya sahip olduğunu, eşini ailesi ve arkadaşlarıyla görüştürmediğini, müvekkilinin eski nişanlısı Hüseyin ile görüşmesi iddiasının tamamen hayal ürünü olduğunu, davacının bu şekilde düşünceleri kendi kafasında kurduğunu, aksine davacı erkek eşin eski eşi Aynur ile cinsel birliktelik yaşadığını ve 21.03.2014 tarihinde bu kadından çocuğu olduğunu, bu çocuğun nüfus kaydına işlendiğini ileri sürerek tam kusurlu davacının davasının reddine ve kadın eş yararına 20.000TL tedbir nafakası ödenmesine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemenin Birinci Kararı: 6. İstanbul Anadolu 12. Aile Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2014/933 E., 2016/320 K. sayılı kararı ile; tarafların ruhen ve fikren anlaşamadıkları, eşlerin birbirlerine karşı saygı ve sevgilerinin kalmadığı, davacının ortak çocuğun kendisinden olmadığını dahi düşünecek kadar güven problemi olduğu, kadının lüks taleplerin...