1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirket ile davalılardan ... arasında 10.03.2006 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 10. maddesinde rekabet yasağı öngörülerek davalının sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle müvekkilinin faaliyet alanına giren iş yerlerinde çalışmamasının düzenlendiğini ve bunun ihlâli hâlinde son brüt...
Hukuk Genel Kurulu 2019/447 E. , 2022/315 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirket ile davalılardan ... arasında 10.03.2006 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 10. maddesinde rekabet yasağı öngörülerek davalının sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle müvekkilinin faaliyet alanına giren iş yerlerinde çalışmamasının düzenlendiğini ve bunun ihlâli hâlinde son brüt aylığının on katı cezai şartın davalı tarafından kabul edildiğini, davalının müvekkili şirkette son olarak gelişmekte olan ürün ve servisler uzmanı olarak çalıştığını ve pozisyonu itibariyle müvekkilinin müşteri çevresine ve ticarî sırlarına nüfuz etme olanağı bulunduğunu, davalı tarafından iş sözleşmesinin sona erdirildiğini ve bu hususta taraflar arasında protokol imzalandığını, ancak davalının sözleşmenin sona ermesinde itibaren bir yıl içinde müvekkili şirketin faaliyet alanında çalışan ve müvekkilinin rakibi olan diğer davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.de çalışmaya başladığını, bu durumun sözleşmede yer alan rekabet yasağının ihlâli anlamına geldiğini ve 4857 sayılı İş Kanununun yeni işveren sorumluluğu başlıklı 23. maddesine göre cezai şarttan her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000TL cezai şartın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Cevabı: 5.1. Davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. vekili; davalı ... tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ayrıca iş sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğine ilişkin protokol imzalandığını, öte yandan rekabet yasağı sözleşmesinin yer bakımından sınırlama içermemesi nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 5.2. Davalı ... vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı ve geçerli nedenlerle feshedilmediğini, bu nedenle cezai şart talep edilemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin iş ve ticaret sırlarını işverene zarar verici nitelikte paylaşmasının söz konusu olmadığını, aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2014/733 E., 2014/196 K. sayılı kararı ile; davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.nin sorumluluğunun sadece İş Kanunu'na dayandırıldığı ve bu davalının ayrıc...