Taraflar arasındaki tapu iptal- tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 67 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2. kat 5 numaralı bağımsız bölümü davalının kredi kullanabilmesi amacıyla bedelsiz devrettiğini, ancak taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek tapunun iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı süresinden sonra verdiği dilekçe ile, davacının eşi ile ortak olmak istediğini ancak ortaklık için nakti olmadığından 90.000,00 TL karşılığında...
1. Hukuk Dairesi 2022/3121 E. , 2022/4864 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ: KDZ.EREĞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptal- tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 67 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2. kat 5 numaralı bağımsız bölümü davalının kredi kullanabilmesi amacıyla bedelsiz devrettiğini, ancak taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek tapunun iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı süresinden sonra verdiği dilekçe ile, davacının eşi ile ortak olmak istediğini ancak ortaklık için nakti olmadığından 90.000,00 TL karşılığında taşınmazın kendisine satıldığını, bedelini kullandığı kredi ile ödediğini, davacının da bu ödenen paranın 65.000,00 TLsini spor salonuna yatırım için, geriye kalan 25.000,00 TLsini de diğer işleri için kullandığını, bu nedenle satışın gerçek olduğunu, kredi taksitlerini kendisinin yatırdığını, davacının sunduğu sözleşmedeki imzanın kendine ait olabileceğini, ancak ortak iş yapmak amacıyla boş bir kağıda atılmış imza olabileceğini, sözleşme adi nitelikte olduğundan tapudaki resmi senedi bertaraf edemeyeceğini, bedelin ödenmesi halinde evi iade edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, taraflar arasında bir iş ilişkisinin bulunduğu sabit olmakla birlikte salt bu hususun inanç sözleşmesinin ispatı açısından yeterli olmadığı, çekilen kredinin hemen ertesi gün davacının hesabına gönderildiği ve kredi taksitlerinin bizzat davalı tarafından yatırıldığı, buna karşılık davacının krediyi davalının eşine gönderdiği iddiasını ispatlayamadığı, buna ilişkin tanık ifadelerinin de duyumdan ibaret olduğu, sunulan sözleşmenin delil başlangıcı niteliğinde olup tek başına ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, taşınmazın Ereğli de olduğunu, davalının Ereğli ile hiçbir alakası olmadığı gibi taşınmazdaki kiracıyı da tanımadığını ve kira almadığını, kredinin davalının eşi ile yapılmak istenen spor salonu işi için çekildiğini, paranın tekrar davalının eşine gönderildiğini, davalı ve eşine ait Finansbank hesap hareketlerinin taleplerine rağmen sorulmadığını, paranın tekrar bu hesaba gittiğini, spor salonu işi olmayınca taşınmazın iadesinin istendiğini, sürekli oyalandığını, bu...