Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/370 · K. 2022/951
YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/370 K. 2022/951

E. 2020/370K. 2022/95115 Haziran 2022
muvazaahaciziptal davasıicra takibitasarrufun iptalialacağın tahsilikira alacağıbilirkişi raporutespit davasıbilirkişi incelemesibozma kararıhaksız eylemmenfi tespittaşınmaz satışıkira sözleşmesitapu iptalirayiç değereksik incelemeiptal kararısatış bedelikira bedelirayiç bedel
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1. Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı (borçlu) ...'un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı villa ile dava dışı taşınmazını 19.08.2008 tarihinde davalı ...'e çok düşük bedelle sattığını, ancak villanın hâlen borçlu ve ailesi tarafından kullanıldığını, satış işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek satış işleminin 818 sayılı Borçlar...

Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2020/370 E. , 2022/951 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı (borçlu) ...'un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı villa ile dava dışı taşınmazını 19.08.2008 tarihinde davalı ...'e çok düşük bedelle sattığını, ancak villanın hâlen borçlu ve ailesi tarafından kullanıldığını, satış işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek satış işleminin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 18. maddesi gereğince iptaline, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 283/1. maddesinin kıyasen uygulanarak 350.041,53TL alacak yönünden haciz ve satış yetkisi tanınmasına, takip konusu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın, İİKya göre açılan tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, iptal koşullarının bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, borçlunun aciz hâlinde olmadığını, dava konusu taşınmazı inşaat hâlinde ve rayiç bedelle aldıklarını, eksik işleri müvekkilinin tamamladığını, taşınmazın 03.05.2010 tarihinde borçlunun eşine kiralandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 6. Davalı borçlu ... vekili cevap dilekçesinde; davanın İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğunu, süresinde açılmadığını, aciz hâlinde olmadığını, davacılara yirmi sekiz aylık kira borcunun olduğunu, 2009 yılı Şubat ayına kadar takip konusu kira borcunun ödendiğini, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 7. Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2014 tarihli ve 2011/259 E., 2014/11 K. sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında misli fark bulunduğu, taşınmazın satışına rağmen borçlu ve ailesi tarafından kullanılması nedeniyle dava konusu satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin 19.08.2008 tarihli devir işleminin muvazaalı olduğunun tespiti ile davacıların alacağını tahsil için dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmesine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 8. Mahkemenin ...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 18

C. Borç tanıması

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19

D. Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 1

(Değişik: 2/7/2012-6352/1 md.)

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 18

(Değişik: 18/2/1965-538/11 md.)

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 283

(Değişik: 18/2/1965-538/118 md.)

Benzer Kararlar

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/369 · K. 2022/917

15 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/171 · K. 2022/985

22 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/265 · K. 2022/916

15 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/345 · K. 2022/1186

29 Eylül 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/24 · K. 2022/657

17 Mayıs 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/464 · K. 2022/1234

4 Ekim 2022