YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/345 K. 2022/1186

E. 2020/345K. 2022/118629 Eylül 2022
muvazaamuris muvazaasıtenkismiras taksim sözleşmesitereketapu sicilibozma kararısaklı paysatış bedeliispat yükütaşınmaz bedelibağımsız bölümhak düşürücü süreölünceye kadar bakma sözleşmesitapu iptalikat irtifakıtapu iptali ve tescilrayiç değermirastan mal kaçırmataşınmaz devritaşınmaz satışımiras payısatış sözleşmesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanunun 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davalı vekilinin temyiz dilekçesinde talep ettiği duruşma talebinin...

Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2020/345 E. , 2022/1186 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanunun 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davalı vekilinin temyiz dilekçesinde talep ettiği duruşma talebinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası miras bırakan ...ın dava konusu 312 ada 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 12 sayılı parseli 27.12.1972 tarihinde oğlu, müvekkillerinin de kardeşi olan ...e 20.000TL bedel üzerinden satış yoluyla temlik ettiğini, satış tarihinde müvekkillerinin on sekiz yaşında dahi olmadığını, taraflar arasındaki işlemin muvazaalı olduğunu, tarafların gerçek iradesinin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapılan bağış işlemini içerdiğini, miras bırakanın mal satma ihtiyacının davalının da malı alım gücünün bulunmadığını, dava konusu evin rayiç değerinden çok düşük miktarda satış gibi gösterildiğini, işlemin yapıldığı tarihte miras bırakanın banka hesaplarında belirtilen miktarda para hareketliliğinin olmadığı gibi terekeden satış bedelinin de çıkmadığını, söz konusu tasarruflarda müvekkillerinin saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, tescil mümkün olmadığı takdirde ise tenkise karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin ölümünden önce bakım, gözetim, tedavi ve maddi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mallarını satma cihetine gittiğini, müvekkilinin de babasının taşınmazlarını bedeli karşılığında satın aldığını, anılan tarihte baba ve oğlu arasında satıma ilişkin belgenin olmamasının doğal olduğunu, dava konusu satışın sahih ve gerçek bir satış olduğunu, müvekkilinin satış tarihinden sonra taşınmazları kullandığını ve üzerinde tasarrufta bulunduğunu, miras bırakanın seneler önce ölmesi ve aradan kırk iki yıl geçtikten sonra dava açılmasının davacıların kötü niyetini gösterdiğini, davacıların mirastan kaynaklanan çekirdek haklarının zarara uğramadığını, tenkis talebinin hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle geçersiz hâle geldiğini, 19...