Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ... Alacaatlı Şubesi'ne ait, ... numaralı, 26/02/2021 keşide tarihli, 34.344 TL meblağlı ileri tarihli çekten dolayı icra takibi başlatıldığını, haciz işlemi esnasında icra tehdidi altında 24/02/2021 tarihinde müvekkilinin 49.050 TL'yi icra takip dosyasına ödemek zorunda kaldığını, icra takibine konu çekin dava dışı başka bir şirket adına keşide edildiği ve çekin kargoya teslim edildikten sonra çalındığını, bu nedenle çek için ödeme yasağı kararı verildiğini ve hatta çeke konu borcun da dava dışı şirkete ödendiği ancak dava dışı şirket temsilcisi adına sahte bir imzayla ciro silsilesinin başlatıldığı ve en son da davalı şirket tarafından icra takibine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1652 Esas KARAR NO: 2022/1700 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2022 NUMARASI: 2021/181 Esas - 2022/783 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/12/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ... Alacaatlı Şubesi'ne ait, ... numaralı, 26/02/2021 keşide tarihli, 34.344 TL meblağlı ileri tarihli çekten dolayı icra takibi başlatıldığını, haciz işlemi esnasında icra tehdidi altında 24/02/2021 tarihinde müvekkilinin 49.050 TL'yi icra takip dosyasına ödemek zorunda kaldığını, icra takibine konu çekin dava dışı başka bir şirket adına keşide edildiği ve çekin kargoya teslim edildikten sonra çalındığını, bu nedenle çek için ödeme yasağı kararı verildiğini ve hatta çeke konu borcun da dava dışı şirkete ödendiği ancak dava dışı şirket temsilcisi adına sahte bir imzayla ciro silsilesinin başlatıldığı ve en son da davalı şirket tarafından icra takibine konulduğu dolayısıyla müvekkilinin söz konusu çek ve ona dayanılarak açılmış olan icra takibi kapsamında bir borcu olmadığı belirtilerek müvekkilinden tahsil edilen paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkilinin çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve icra tehdidi altında ödemiş oldukları 49.050 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kanunun öngördüğü prosedürü yerine getirdiğini, iyiniyetli meşru hamil olduğunu, çekin iktisabında kötü niyet ve ağır kusurunun bulunmadığını, ödeme yasağı kararını çekin ibraz edildiğinde öğrenildiğini ancak bu kararın çekin icra takibine konulmasına engel teşkil etmediğini belirterek davanın reddine ve davacının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Dava; ödenen bedelin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. 6325 sayılı kanun ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı haline geldiği, eldeki davada davacının talebinin icra baskısı altında ödendiği beyan edilen meblağın tahsili istemine ilişkin olduğu, dosyanın incelenmesinde 12/03/2021 tarihli haciz işlemi sırasında davacının borcu ödediği ve bedelin alacaklıya ödenmesine muvafakat ettiği, bu beyandan 3 gün sonra eldeki davanın açıldığı, hal böyle olunca davanın menfi tespit davası olarak değil istirdat davası olarak yürütülmesinin gerektiği, istirdat davasının da konusunun bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığının anlaşıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın ...