Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1) Dilekçi 342 sayılı ilamın 1, 2 ve 5. maddelerine itiraz etmekte ise de söz konusu maddeler ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, 2) 342 sayılı ilamın 4. maddesiyle Belediyede çalışan memurlara Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine dayanılarak verilen ikramiyelerin yanlış hesaplanması nedeniyle 1.593,62 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 Sayılı Kanunun 49 uncu madde hükmü...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1) Dilekçi 342 sayılı ilamın 1, 2 ve 5. maddelerine itiraz etmekte ise de söz konusu maddeler ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, 2) 342 sayılı ilamın 4. maddesiyle Belediyede çalışan memurlara Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine dayanılarak verilen ikramiyelerin yanlış hesaplanması nedeniyle 1.593,62 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 Sayılı Kanunun 49 uncu madde hükmü incelendiğinde; -toplam memur sayısının yüzde onunu ve -Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, Şeklinde getirilen üst limite uyularak işlem yapılmış olup bu limit geçilmediğine göre de ilamda yer alan kamu zararı şeklindeki değerlendirmenin isabetli olmayacağını, Kaldı ki bu harcama işlemi bir özlük hakkı ödemesi niteliğinde olup bu noktada Danıştay’ın da emsal bir kararı bulunduğunu, Danıştay İkinci Dairesi’nin 2010/6876 Esas ve 2010/5111 Kararında; “Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kamu görevlilerine yapılan fazla ödemelerin geri alımında uygulanacak mevzuatın saptanması gerekmektedir. Bu husus bu uyuşmazlıklarda görevli yargı yerinin belirlenmesi açısından da önem taşımaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 12. maddesinin birinci fıkrasında, kamu görevlilerinin kamu hizmetinin sunumunda kullanılan her türlü kamu malını koruma yükümlülükleri; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise koruma ve hizmete hazır bulundurmak zorunda bulundukları bu mallara verdikleri zararın rayiç bedel üzerinden tahsil edileceği; son fıkrasında da, anılan zararın tahsil usulü düzenlenmiştir. Dolayısıyla, parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının, münhasıran kamu mallarına verilen zararın tahsil usulünü düzenleyen 12. madde kapsamında tahsili mümkün değildir. Devlet memurlarına sehven ya da mevzuatın yorumunda hataya düşülerek yapılan aylık ve ücret farkı ödemelerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında tahsil edilip edilemeyeceği hususuna gelince; 5018 sayılı Kanunun "Kamu zararı" başlıklı 71. maddesinde, "Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Kamu zararının belirlenmesinde; a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ...