MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/06/2025 NUMARASI:2024/169 Esas, 2025/572 Karar DAVANIN KONUSU:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya hem cari dönem hem de geriye yönelik SGK teşvik hizmeti verildiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen hizmet bedellerini tahsil edemediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ekstrede davalının borç bakiyesinin göründüğünü, ayrıca alacağın varlığı ve ulaştığı meblağın da ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile, HMK'nun 109. maddesi uyarınca açtıkları kısmi davanın kabulü ile şimdilik 23.079,88 TL'nin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/14 Esas KARAR NO: 2026/65 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/06/2025 NUMARASI:2024/169 Esas, 2025/572 Karar DAVANIN KONUSU:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya hem cari dönem hem de geriye yönelik SGK teşvik hizmeti verildiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen hizmet bedellerini tahsil edemediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ekstrede davalının borç bakiyesinin göründüğünü, ayrıca alacağın varlığı ve ulaştığı meblağın da ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile, HMK'nun 109. maddesi uyarınca açtıkları kısmi davanın kabulü ile şimdilik 23.079,88 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu ve akdi ilişki çerçevesinde üzerine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayrıca davacı tarafından sağlanan hizmetlere ilişkin bedellerin de zamanında ödendiğini ve müvekkilinin hiçbir şekilde davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkili tarafından yasal süresinde itiraz edilen faturaların iade edildiğini, davacı tarafından verildiği iddia edilen hizmetlerin müvekkili tarafından alınmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesi 20/06/2025 tarihli kararı ile, davalının, ticari defterlerinde davacıya 0,61 TL borçlu göründüğü, davacının 08/07/2020 tarihli, 23.079,27 TL bedelli faturadan kaynaklı alacaklı olduğuna dair ispata yarar yeterli delil sunamadığı gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulüne, 0,61 TL'nin 08/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından yasal süresinde istinaf edilmiştir.Dava, sözleşme gereği verildiği ileri sürülen hizmet bedelinin faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihinde...