Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Eğitim ve Sağlık Vakfına ait bir şirket olduğunu, 1993 yılından 2014 yılı sonuna kadar vakıf ve müvekkili şirketi yöneten kişilerin kötü yönetim ve şirket aleyhine olup kendi lehlerine olan işlemler yaparak şirketi sürekli zarar ettirdiklerini, yönetimde bulunan aynı aileye mahsup bu kişiler tarafından vakfın kuruluş amacına ve vakfedenin vasiyetine aykırı olarak şirket mallarını gereksiz yere satılmış ve devredildiğini, şirket varlıklarının satışından elde edilen nakdin ise yöneticilerin müvekkili şirketi kendileriyle ortak...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/780 Esas 2025/1639 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/780 KARAR NO : 2025/1639
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2024 NUMARASI :2023/282 Esas 2024/146 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 20/01/2016 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025
Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Eğitim ve Sağlık Vakfına ait bir şirket olduğunu, 1993 yılından 2014 yılı sonuna kadar vakıf ve müvekkili şirketi yöneten kişilerin kötü yönetim ve şirket aleyhine olup kendi lehlerine olan işlemler yaparak şirketi sürekli zarar ettirdiklerini, yönetimde bulunan aynı aileye mahsup bu kişiler tarafından vakfın kuruluş amacına ve vakfedenin vasiyetine aykırı olarak şirket mallarını gereksiz yere satılmış ve devredildiğini, şirket varlıklarının satışından elde edilen nakdin ise yöneticilerin müvekkili şirketi kendileriyle ortak ettikleri davalı şirket gibi iştiraklere aktarıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirketi elinde bulunduran kişilerin aynı olması nedeniyle hukuka aykırı eylem ve işlemlerin bugüne kadar yargıya taşınmadığını, müvekkili şirketin ortak edildiği şirketlerin paravan olarak kurulduğunu ve örtülü amacın müvekkili şirketin içini boşaltmak olduğunu, müvekkili şirketin %48,50 sermaye payına rağmen halen davalı şirkette temsil edilmediğini, yönetim de hiç bir söz hakkı bulunmadığını, 2006 da kurulan davalı şirketin uzun zamandır gayri faal halde olduğunu ve hiç bir dönem esas faaliyet alanında kar elde etmediğini, 2014 tarihinde müvekkili şirkette yeni yönetim kurulunun seçiminden sonra müvekkilinin kontrol denetim ve bilgi alma hakkının engellendiğini, genel kurul kararlarının iptali ve şirkete özel denetçi atanması için açılan davaların derdest olduğunu, genel kurullara sunulan yönetim kurulu faaliyet raporlarından ve şirketin mevcut malik durumundan geleceğe yönelik olarak şirketin hiç bir amaç ve faaliyetinin bulunmadığı ve bu nedenle şirketin devam etmesinde korunmaya değer bir yarar kalmadığının anlaşılacağını, şirketin en büyük gelirinin başka şahıslarca yönetilen iştiraklardan gelen yıllık temettü geliri olduğunu, bu gelirinde çoğunluk hissedar yöneticilere maaş, huzur hakkı vs adı altında ödenerek tüketildiğini, TTK'nun 531 maddesi. gereğince açılan bu dava ile davalı şirketin haklı nedenle feshi yada müvekkili şirket hissesinin gerçek değerinin diğer hissedarlarca müvekkiline ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin talep edildiği, dava...