DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın "..." markasının tüm dünyadaki ve Türkiyedeki tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, uzun yıllardır yapmış olduğu reklam ve tanıtım harcamaları ile kaliteli üretimi sayesinde ... markalarını hem dünya çapında hem de Türkiyede maruf hale getirdiğini,... sayılı "..." markasının davalı tarafından müvekkilinin tanınmış markalarını kopyalamak suretiyle kötü niyetli olarak oluşturulduğunu ve müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya meyilli olduğunu, SMK'nın 9. Maddesi uyarınca dava konusu markanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/701 Esas KARAR NO : 2025/1579 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2024 NUMARASI : 2022/273 Esas, 2024/25 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın "..." markasının tüm dünyadaki ve Türkiyedeki tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, uzun yıllardır yapmış olduğu reklam ve tanıtım harcamaları ile kaliteli üretimi sayesinde ... markalarını hem dünya çapında hem de Türkiyede maruf hale getirdiğini,... sayılı "..." markasının davalı tarafından müvekkilinin tanınmış markalarını kopyalamak suretiyle kötü niyetli olarak oluşturulduğunu ve müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya meyilli olduğunu, SMK'nın 9. Maddesi uyarınca dava konusu markanın tescile uygun olarak kullanılmama sebebiyle iptal edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı markasının kullanmama sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yabancı menşeili olan davacının dava açılırken teminat yatırmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket tarafından kullanılan markaların benzer olmadığının bariz olduğunu, ortak olarak geçen "..." ibaresinin Medikal kelimesinden geldiği ve sağlık alanında markalar açısından oldukça kullanılan bir ibare olduğunu, davacı şirketin iddia ettiği kullanmama iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın, Türkiye piyasasında tekelleşme amacında olup, esasen haksız rekabet sağlamaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının davaya konu 2007/29840 tescil numaralı "..." ibareli markası 07/04/2008 tarihinde sicile tescil edildiği, davalının markasını "...-..." şeklinde kullandığı, bu kullanımın davacı markalarına yanaşmak amacıyla kötüniyetle gerçekleştirilmiş olup olmadığı hususlarının, kullanılmama nedeniyle iptal davasının konusunun olmaması nedeniyle değerlendirmeye alınmadığı, davalının, sunulan delillere göre davaya konu markası ile dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde varis çorabı ürününde 34.510 adet satış gerçekleştirdiği, bu satıştan 2.228.577,30-TL hasılat elde ettiği, bu miktarın, davanın toplam ticari hacmine göre ciddi bir kullanım sayılması gerektiği, ancak söz konusu markasının tescilli olduğu diğer sınıflar bakımından kullanımını ispata yarar yeterli delil sunulmadığı, heyete eklenen sektör bilirkişisi ile alınan ek raporda tespit edildiği üzere varis çorabının tıbbi bir malzeme olduğu, bu itibarla 10. Sınıfta yer alan "Tıbb...