Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... şirketi ile davalı banka arasında imzalanan 06.11.2009 tarihli 750.000-TL bedelli ve 18.05.2011 tarihli 1.500.000-TL bedelli genel kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla yer aldığını, müteselsil kefil sıfatıyla müvekkiline 3.189.549,16-TL nakit, 110.400-TL gayri nakit borç için kat ihtarı çekilerek icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz ettiklerini ,itirazın iptali davası açılmadığı, müvekkili tarafından belirsiz bir durumun mevcut olması ve aslında borçlu olmadığı bir bedeli ödemekle karşı karşıya kalması sebebiyle dava açmakta hukuki yararı olduğunu,genel kredi sözleşmelerinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce düzenlendiğini,cari hesap şeklinde işleyen kredi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2285 KARAR NO : 2025/2088 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/06/2022 NUMARASI: 2020/432 Esas - 2022/556 Karar DAVA: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... şirketi ile davalı banka arasında imzalanan 06.11.2009 tarihli 750.000-TL bedelli ve 18.05.2011 tarihli 1.500.000-TL bedelli genel kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla yer aldığını, müteselsil kefil sıfatıyla müvekkiline 3.189.549,16-TL nakit, 110.400-TL gayri nakit borç için kat ihtarı çekilerek icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz ettiklerini ,itirazın iptali davası açılmadığı, müvekkili tarafından belirsiz bir durumun mevcut olması ve aslında borçlu olmadığı bir bedeli ödemekle karşı karşıya kalması sebebiyle dava açmakta hukuki yararı olduğunu,genel kredi sözleşmelerinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce düzenlendiğini,cari hesap şeklinde işleyen kredi sözleşmelerinde, cari hesabın kesilmesi ve hesap sonucunun borçlu tarafından kabul edilmesi ile birlikte borcun yenilenmiş olduğunu, borcun yenilenmesi ile birlikte mevcut kefalet sözleşmelerine 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekeceği ve bu bağlamda TBK'nın 583 maddesindeki şekil şartlarının aranacağını,bankanın müvekkili ile aynı kredi sözleşmelerine kefalet veren diğer kefiller ile 20.07.2012 tarihinde 6098 sayılı TBK 583 maddesi hükmüne uygun olarak tekrar kefalet sözleşmesi yaptığını,istenen tutarın (3.189.549,16-TL nakit, 110.400-TL gayri nakit) kefalet limitinin çok üzerinde olduğunu, davacının kefalet miktarını aşacak miktarda talepte bulunamayacağını belirterek, müvekkilinin 06.11.2009 tarihli 750.000-TL bedelli ve 18.05.2011 tarihli 1.500.000-TL bedelli genel kredi sözleşmelerindeki kefaleti nedeniyle şimdilik 10.000-TL tutarındaki kısım için davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; takibe itiraz eden diğer borçlular hakkında İstanbul 3. ATMnin 2017/1010 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, davacı ile yapılan görüşmelerde sürecin kendisine anlatıldığını ve sözlü olarak karşılıklı anlaşmaya varıldığını, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte borçlu ödeme emrine yapacağı itirazla takibi durdurabileceğinden ve takibin devamı için alacaklının itirazın kaldırılmasını veya itirazın iptali yoluna başvurması halinde kendisini savunabileceğinden, borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının zaten takibe itiraz ettiğini, hakkında alınan bir ihtiyati haciz kararı da olmadığını ve icra müdürlüğünce aleyhine işlem yapılmadığını, bu nedenle davacının icra tehdidi altında olmad...