İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Antalya 2.İcra müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın İptali ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, zira söz konusu uyuşmazlığın ticari bir dava niteliğinde olmadığını, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, hak ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, takibe konu olan sözleşmedeki imzayı ve dolayısıyla borcu kabul etmediklerini, müvekkilinin sadece en baştaki 2013 senesindeki genel kredi sözleşmesini kefil...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:18/05/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Antalya 2.İcra müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın İptali ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, zira söz konusu uyuşmazlığın ticari bir dava niteliğinde olmadığını, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, hak ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, takibe konu olan sözleşmedeki imzayı ve dolayısıyla borcu kabul etmediklerini, müvekkilinin sadece en baştaki 2013 senesindeki genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, dosyada görünen bir kısım belgelerde de müvekkilinin adı ve altında imzalarının bulunduğunu, bu imzaları müvekkilinin hatırlamadığını, bütün imzaların kabul edilme şansı olmadığını, belge asılları sunulduğu takdirde daha net cevap verebileceklerini, müvekkiline gerekli hatırlatma ve bilgilendirme yapılmadığını, rakam belli olmadığını, sözleşmede yazan rakamın sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin bu rakama kefil olmadığını, sözleşmedeki tarihler arasında da çelişki olduğunu, bir kısım evrakların 02/09/2013 tarihini yazarken bir kısmında 12/02/2013, diğerinde de 29/08/2013 tarihinin bulunduğunu, davacının dava dilekçesine sunduğu eklerden anlaşıldığı üzere kredi borçlusu ...'in bir değil birkaç tane Genel Kredi Sözleşmesi yaptığının anlaşıldığını, dava konusu alacağında Bitkisel Üretim İşletme Kredisi olarak geçtiğini, müvekkilinin bu sözleşmelerde imzası bulunmadığını, haklı ve usulüne uygun hesap katı ve ihtarı olmadığını, usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğini, asıl borçlulardan alacak tahsil edilmeden kefile başvurulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 10.02.2013 tarihli ve ... numaralı Kurumsal Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ile 05.09.2013 tarihli ve ... numaralı Kurumsal Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi, 12.02.2013 tarihli ... numaralı ve 5.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 02.09.2013 tarihli ... numaralı ve 45.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı sabittir. Davalı taraf sözleşme ve eklerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 12/02/2022 tarih...