DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı dosyası ve ... E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığıını, takip dayanağı bonolardaki imzaların müvekkil şirketin iki yetkilisi ...ile ...'a ait olmadığını, dava dışı icra takibine konu senetler üzerindeki imza müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını, dava dışı ...'ın müvekkili şirket adına sahte kaşe basıp şirketi borçlandırdığını ileri sürerek, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine kararı verilmesini talep ve dava...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/273 Esas KARAR NO : 2025/1281 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2023 NUMARASI : 2019/1017 Esas, 2023/1059 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı dosyası ve ... E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığıını, takip dayanağı bonolardaki imzaların müvekkil şirketin iki yetkilisi ...ile ...'a ait olmadığını, dava dışı icra takibine konu senetler üzerindeki imza müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını, dava dışı ...'ın müvekkili şirket adına sahte kaşe basıp şirketi borçlandırdığını ileri sürerek, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının şirketiyle ilgili gerekli takibatı yapmamasının müvekkil açısından bağlayıcı olmadığını, davacı tarafın basiretli bir tacir olarak davranmadığını, davacının müvekkil ile ticari ilişkisinin olmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının, İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2018/26782 E. sayılı dosyası ve bu takibin dayanağı bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıların davasını lehtara yönelttiği anlaşılmakla davalı lehtarın davacıları dava açmaya zorlaması nedeniyle kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava açılmadan davacının icra dosyasına konu edilen bedeli ödediğini, borçlunun borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacağını, mahkemenin kabulü gerekçesini yalnızca imza incelemesi yönünden değerlendirdiğini, oysa ki, taraflar arasında görülen başkaca yerel mahkeme dosyası olan Bakırköy 3. ATMnin 2020/910 E.Dayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda görüleceği üzere taraflar arasında uzun süreli ticaret ilişkisi olduğunu ve müvekkilin ticari defterlerine göre alacaklı olduğun tespit edildiğini, kötü niyet tazminatından söz edebilmek için icra takip açılış anında alacaklının senet üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, senetlerin karg...