Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2022/1421 · K. 2025/937
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

E. 2022/1421 K. 2025/937

E. 2022/1421K. 2025/93720 Kasım 2025
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında önceden süregelen "davacı tarafından temin edilen kumaşların fason örme vs işlemlerinin davalı tarafından yapılmasına ilişkin" sözlü sözleşme ilişkisi bulunduğunu, fason işlemi konusundaki genel teamül gereğince anlaşmaya konu kumaşların sevk irsaliyesi ile doğrudan davalıya gönderildiğini ve fatura edildiğini, bu kapsamda davacı tarafından bedeli ödenmiş bulunan; 6.710 kg boyalı örme kumaş, 1.495 metre dokuma boyalı kumaş, 196,45 kg ribana çizgili örme kumaş, 5.300 adet dokuma etiket, 5.360 adet yıkama talimatı, 4.950 adet stiker,...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1421 KARAR NO : 2025/937 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/06/2021 NUMARASI : 2018/607 Esas, 2021/604 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 20/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında önceden süregelen "davacı tarafından temin edilen kumaşların fason örme vs işlemlerinin davalı tarafından yapılmasına ilişkin" sözlü sözleşme ilişkisi bulunduğunu, fason işlemi konusundaki genel teamül gereğince anlaşmaya konu kumaşların sevk irsaliyesi ile doğrudan davalıya gönderildiğini ve fatura edildiğini, bu kapsamda davacı tarafından bedeli ödenmiş bulunan; 6.710 kg boyalı örme kumaş, 1.495 metre dokuma boyalı kumaş, 196,45 kg ribana çizgili örme kumaş, 5.300 adet dokuma etiket, 5.360 adet yıkama talimatı, 4.950 adet stiker, 22.650 adet 16 cm fermuar, 8.960 adet 75 cm fermuar, 2.890 adet 155 cm kordon ve 2.460 adet 150 cm kordondan oluşan malzemelerin, bunları satın aldığı 3. kişiler tarafından irsaliyelerle doğrudan davalıya teslim edildiğini, ancak davalının anlaşmaya göre yapması gereken işlemleri tamamlamadığını, noter kanalıyla ihtar yollanarak tüm malların iadesinin talep edildiğini, davalı tarafın ise noter kanalıyla yolladığı ihtarnamede elinde ürün olmadığını beyan ettiğini belirterek, söz konusu tüm malzemelerin müvekkili şirkete aynen iadesine, iade edilmemesi halinde malların değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (Dava değeri 50.000,00 TL olarak gösterilmiş, 06.07.2018 tarihli dilekçeyle talep miktarı 200.000,00 TL'ye yükseltilmiş ve gerekli harç tamamlanmıştır.) II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, müvekkilinin esnaflık yardımlaşması gereğince davacının ricası üzerine bir çok kez davacının işyerine giderek mal kabulü gerçekleştirdiğini, davacının dayandığı sevk irsaliyelerinde bir çok farklı kişinin imzası bulunduğunu ancak sevk irsaliyelerinden de görüleceği üzere bütün mal teslimlerinin davacı şirketin adresinde (Güngören) gerçekleştiğini, müvekkilinin adresinin ise Esenyurt olduğunu, oysa ki davacının ilgili şirketlerden aldığı yazılarda müvekkilinin adresinin hatalı olarak başka bir adres olarak belirtildiğini, davacının da dava dilekçesinde müvekkilinin adresi olarak o adresi yazdığını, bunun tamamen bir kurgu olduğunu, kaldı ki davacının keşif adresi olarak da müvekkili şirketin doğru adresini verdiğin...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 470

A. Tanımı

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

E. 2022/1355 · K. 2025/946

20 Kasım 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

E. 2022/1303 · K. 2025/938

20 Kasım 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

E. 2022/1417 · K. 2025/934

19 Kasım 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

E. 2022/1414 · K. 2025/931

19 Kasım 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

E. 2022/1416 · K. 2025/933

19 Kasım 2025