6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müflis bankadan alacaklı olduğunu, davalı bankanın iflası üzerine müvekkilinin alacağı 41.733.483,05 TL'nin masaya kaydı için talepte bulunulduğunu, alacağın iki adet krediye bağlı finansmandan doğduğunu, iflas idaresince alacağın 32.481.909,64 TL'lik kısım yönünden kabulüne ve bakiye 9.251.573,41 TL'lik kısım yönünden ise reddine karar verildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddedilen miktarın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usûlden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın Faaliyet izninin kaldırıldığını, daha sonra mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/390 Esas KARAR NO : 2025/1691 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2021/6 Esas, 2021/768 Karar DAVA: Kayıt Kabul (İİK 235) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müflis bankadan alacaklı olduğunu, davalı bankanın iflası üzerine müvekkilinin alacağı 41.733.483,05 TL'nin masaya kaydı için talepte bulunulduğunu, alacağın iki adet krediye bağlı finansmandan doğduğunu, iflas idaresince alacağın 32.481.909,64 TL'lik kısım yönünden kabulüne ve bakiye 9.251.573,41 TL'lik kısım yönünden ise reddine karar verildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddedilen miktarın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usûlden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın Faaliyet izninin kaldırıldığını, daha sonra mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin fon tarafından verine getirildiğini, davacının, alacağının masaya kaydı için yaptığı başvurunun reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Fonun iflas idare görev ve yetkilerine haiz olarak, iflas tasfiyesini yürüttüğü, bu sıfatla Fon tarafından atanan iflas idare memurları tarafından düzenlenen sıra cetvelinin de TMSFnın Bankacılık Kanunu gereğince tek yanlı olarak aldığı idari nitelikte bir işlem olduğu, Fon tarafından atanan iflas idare memurlarınca alınan kararla reddedilen sıra cetveline ilişkin kararın idari nitelikte olduğu, bu işlemlere karşı idari yargı yerinin görevli olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin, 2014/7272 Esas, 2015/3936 Karar ve 26.05.2015 tarihli, 2015/4750 Esas, 2016/1217 Karar ve 29.02.2016 tarihli kararlarının da bu doğrultuda olduğu, HMK 114.maddesinde dava şartlarının düzenlendiği, mahkemenin görevli olmasının dava şartları arasında yer aldığı gerekçesiyle davanın görev-yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.DAİREMİZİN 06/02/2020 TARİHLİ 2019/2472 ESAS 2020/320 KARAR SAYILI İLAMI Tüzel kişiliğe haiz fon tarafından düzenlenen ve idari işlem niteliğinde bulunan sıra cetveli nedeniyle çıkan uyuşmazlıkların idari yargının görev alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Dairemizin bu kararı Y. 23. HD. 16.06.2020 tarihli 2020/1011 E. 2020/2117 K. Sayılı ilamı ile onanarak ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.Daha sonra İstanbul 14. İdare Mahkemesi 2020/1120 Es...