DAVANIN KONUSU : TPMK YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2018 Tarih ve 2017/222 Esas - 2018/58 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında "..." ibaresinin kullanımı nedeniyle 1992 yılından beri hukuki ihtilaf bulunduğunu, taraflar arasında dava konusu olan ihtilafların tamamında mahkemelerin müvekkili lehine karar verdiğini, davalı şirketin ise kesinleşen bu mahkeme kararlarına rağmen kanun boşluklarından yararlanmak amacıyla "..." ibareli markaların...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2336 - 2025/2560 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2336 KARAR NO : 2025/2560 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2018 NUMARASI : 2017/222 E. - 2018/58 K.
DAVANIN KONUSU : TPMK YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2018 Tarih ve 2017/222 Esas - 2018/58 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında "..." ibaresinin kullanımı nedeniyle 1992 yılından beri hukuki ihtilaf bulunduğunu, taraflar arasında dava konusu olan ihtilafların tamamında mahkemelerin müvekkili lehine karar verdiğini, davalı şirketin ise kesinleşen bu mahkeme kararlarına rağmen kanun boşluklarından yararlanmak amacıyla "..." ibareli markaların tescili için çok sayıda başvuruda bulunduğunu, somut olaya konu 2015/74065 sayılı "... ..." ibareli markanın tesciline yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa anılan başvurunun mahkeme kararları ile ortaya konulduğu üzere kötü niyetli olduğunu, bu kapsamda İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1993/911E- 1997/335K, İstanbul 4. Asliye Ticaret mahkemesinin 1998/1215 E, 1998/1841 K, istanbul 6. Ticaret mahkemesinin 2002/477 E, 2003/38 K, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/9 E, 2007/585 K sayılı kesinleşen kararlar ile "..." ibaresi üzerinde müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin hizmet markalarının tescilinin önü açılınca kötü niyetli olarak "..." ibaresinin marka olarak tescili için başvurduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2002/351E-2007/109 K. Sayısı ile dershane eğitimi hizmet alanında markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup hükmün Yargıtayca onandığını, 29/6/2016 tarihinde markanın tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verildiğini, en son Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/51E sayılı dosyası ile davalı adına hali hazırda tescilli "..." ibareli tüm markaların hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu davaların aleyhe sonuçlanacağını anlayan davalı şirketin bu ibareyi içeren çok sayıda marka başvurusunda bulunduğunu, davacının müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresine herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadan tescil ettirmeye çalıştığını, kesinleşen mahkeme kararları uyarınca "..." ibaresi üzerinde gerçekte hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek 2017-M-4198 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne k...