DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde; Dava dışı borçlu şirket ile haciz işleminin yapıldığı adresteki müvekkili şirket ile arasında hiçbir bağ bulunmadığını, müvekkili firma tekstil işi ile ilgilenirken, borçlu firmanın basın yayın sektöründe olduğu iki firma arasında hiçbir şekilde bir bağlartı bulunmadığını, ... ... A.Ş.'nin dosya borçlusuyla Ilgisi olmadığını, nitekim faaliyet konularının farklı olduğunu, borçlunun gazete şirketi olduğunu, ... ... tekstil şirketi olduğunu, borçlu ile ... ... arasında organik fiili ve hukuki bağ da olmadığını, her ne kadar alacaklı tarafa borçlu şirket ile bir bağının bulunmadığı, söz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1351 KARAR NO : 2025/4118 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2024 NUMARASI : 2023/524 Esas - 2024/90 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde; Dava dışı borçlu şirket ile haciz işleminin yapıldığı adresteki müvekkili şirket ile arasında hiçbir bağ bulunmadığını, müvekkili firma tekstil işi ile ilgilenirken, borçlu firmanın basın yayın sektöründe olduğu iki firma arasında hiçbir şekilde bir bağlartı bulunmadığını, ... ... A.Ş.'nin dosya borçlusuyla Ilgisi olmadığını, nitekim faaliyet konularının farklı olduğunu, borçlunun gazete şirketi olduğunu, ... ... tekstil şirketi olduğunu, borçlu ile ... ... arasında organik fiili ve hukuki bağ da olmadığını, her ne kadar alacaklı tarafa borçlu şirket ile bir bağının bulunmadığı, söz konusu taşınmazın usulüne uygun şekilde bedeli ödenerek müvekkili tarafından tescil ettirildiğini, tüm TTSG sicil kayıt, Gelir İdaresi kayıt ve abonelik işlemlerinin yapıldığını ve buna ilişkin evrakların da haciz öncesinde ibraz edilmişse de davalı tarafça müvekkiline ait taşınmaza girildiğini, fiili haciz işlemi yapıldığını ve müvekkiline ait malların muhafazasının gerçekleştiğini, yapılan fiili haciz işleminin haksız olduğunun davalının da kabulünde olduğunu, tüm bu nedenlerle, toplamda 100.000,00 TL manevi tazminat miktarının haksız haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketini alacağının tahsili için girişilen cebri icra işlemleri neticesinde haciz mahaline gidildiğini, haciz mahallinde yapılan işlemler alacaklı vekilinin talebi üzerine icra memurunun kabul kararı neticesinde yerine getirildiğini, haciz işlemleri esnasında taleplerinin memur tarafından değerlendirildiğini ve kabul edilerek işlem yapıldığını, işlemin hukuka aykırı olması halinde memurlukça talebin reddedilmesi ve işlem yapılmaması gerektiğini, ancak haciz tutanakları incelendiğinde taleplerinin değerlendirildiğini ve kabul edilerek işleme geçildiğini, davacı dava dilekçesinde haczin haksız olduğunu iddia etmekte olduğunu, icra memurluğunca taleplerin kabulü ile işlemler yapıldığını, ayrıca İİK. 99 md gereğince karar verilmiş olması tek başına haczin haksız olduğunu göstermemekte olduğunu, hal böyle iken tazminatın şartları oluşmadığını, ayrıca davacının haciz nedeniyle hangi hususlarda ve ne kadar zararının olduğuna dair delili de bulunmadığını, davacı şirket olup manevi tazminata konu herhangi bir eylemin de söz konusu olmadığını, bu nedenle haksız davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda, İ...